MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 08/07/1999 - 25/06/2002 tarihleri arasında kesintisiz olarak davalıya ait işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen hizmetlerinin tespiti, eksik ödenen primlerin tamamlanması, emekliliğe esas teşkil eden süreye dahil edilmesi ve bu primlerin davalıdan alınması istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Gerçekten, davacının işyerindeki çalışmaları işe giriş bildirgelerine, aylık ve üç aylık bordrolara dayanılarak Kuruma kısmi olarak bildirilmiş ve bildirime uygun olarak da primleri ödenmiştir. Öte yandan işe giriş bildirgesi ve bordrolar davacı çalışmalarının işyerinde kesintili geçtiğinin karinesidir. Karinenin tersinin ise, eşdeğerdeki belgelerle kanıtlanması gerektiği söz götürmez. Başkar bir anlatımla, yazılı belgelerin varlığı halinde tanık sözlerine itibar edilemez. Dairemizin, giderek Yargıtay'ın oturmuş ve yerleşmiş görüşleri de bu doğrultudadır. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 16/09/1999 gün 1999/21 - 510 - 527, 30/06/1999 gün 1999/21 - 549 - 555, 05/02/2003 gün 2003/21 - 35 - 64, 15/10/2003 gün 2003/21 - 634 - 572, 03/11/2004 gün 2004/21 - 480- 579 ve 2004/21 - 479 - 578, 10/11/2004 gün 2004/21 - 538 ve 01/12/2004 gün 2004/21 - 629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olayda, davacının davalıya ait işyerinde 04/11/1999 - 05/07/2002 tarihleri arasında kısmi olarak bildirimin yapıldığı, bildirimi yapılan sürelerden 2001/12, 2002/3 ve 4. aylara ait ücret bordrolarının 24 gün üzerinden imzalı olduğu anlaşıldığı halde imzaların davacıya ait olup olmadığı konusunda bir inceleme yapılmadan ve kendileri de kısmi bildirilen tanık beyanlarına itibar edilerek sonucu gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş, davacının tespitini istediği sürelerle ilgili olarak davalı işverenin ücret bordrolarında sigortalının imzası üzerinde uzman bilirkişilere imza incelemesi yaptırmak, imzanın sigortalıya ait olduğunun anlaşılması halinde imzasını içeren bordrolara geçmiş sürelerin dışındaki sürelerle ilgili olarak istemin reddine, imzalı olmayan bordrolardaki süreler yönünden de işverence SSK'ya verilen dönem bordrolarında kayıtlı tam bildirilen tanıklar saptanarak, bu tanıkların bilgilerine başvurmak, dönem bordroları yok ise işverenin komşu işyerlerinin kayıtlara geçmiş kişileri veya benzer işi yapanların kayıtlara geçmiş kimseleri tespit edilip dinlenmek, işyerinde ilişkin Kurum şubesinde bulunan işyeri dosyası ile davacıya ait işyerindeki şahsi dosyalarını celbetmek, muhtasar vergi beyannamelerini incelemek ve tüm deliller toplandıktan sonra delilleri takdir sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı ...'ne iadesine, 09/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.