MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 19/08/2002-15/09/2007 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum vekili ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 19.08.2002-13.09.2007 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, davacının davalıya ait işyerinde 19.08.2002-20.11.2004 ve 01.04.2006-13.09.2007 tarihleri arasında asgari ücretle çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı yasanın 79. maddesi bu tip hizmet tesbiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davalıya ait işyerinin ... sicilli ... Avize işyeri olduğu, 01.07.1984 tarihinde bu işyerinin yasa kapsamına alındığı, davacıya ait hizmet cetveli ile askerlik sürelerini gösterir belgenin dosyada bulunmadığı, davalı beyanıyla davacı imzalı irsaliye faturalarının bulunduğu, dinlenen davacı ve davalı tanıklarının beyanlarının çelişkili olduğu, kısmi bordro tanığı niteliğindeki davacı tanığının ise davalı ile arasında açılmış davası olup husumetli olduğu, dava dilekçesinde davalı taraf olarak ...'ın gösterildiği, yargılama sırasında asıl işyeri sahibi olan işveren ...'ın davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlandığı anlaşılmakla davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği, bu nedenle araştırmanın özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği düşünülerek fiili çalışmanın varlığı yöntemince araştırılmadan eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş, dava dilekçesinde davalı taraf olarak ...'ın gösterilmesi ve bu şahsın işverenin oğlu olup davalıya ait işyerinde sigortalı olması nedeniyle ... yönünden davanın reddine karar vermek, davacı imzalı irsaliye faturaları ve benzeri belgeleri ile ilgili askerlik şubesinden sevk-terhis sürelerini gösterir askerlik belgesini getirtmek, davacıya ait hizmet cetveli ile davacının davalı işyerine ait işe giriş bildirgesi ve dava konusu dönemi kapsar dönem bordrolarının SGK’dan getirtilerek, bordro tanıklarını ayrıntılı şekilde dinlemek ve Kurumdan sorulmak suretiyle veya zabıta araştırması ile tespit edilecek komşu işyerlerinin işverenleri veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanların beyanlarına başvurmak suretiyle açıklığa kavuşturularak davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip, sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalardan ...'a iadesine, 04/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.