MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, 01/02/1994 tarihinden itibaren Tarım ... sigortalısı olduğunun tespitine 6111 sayılı Kanundan yararlandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Davacının tüm temyiz itirazlarının reddine,
2-Davalının temyizine gelince;
Dava, davacının 1.12.1994 tarihinden dava tarihine kadar Tarım ... sigortalısı olduğunun tespiti, 6111 sayılı yasadan yararlandırılması ve emeklilik talebinin kabulü istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının 1.12.1998-2.5.2011 tarihleri arasında Tarım ... sigortalısı olduğunun tespitine, 6111 sayılı Yasadan yararlandırılmasına ve emeklilik talebinin davalı kurumca değerlendirilmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının tevkifat kesintisine istinaden 1.12.1994 tarihi itibariyle 7181178281 ... numarası ile Tarım ... sigortalısı olarak kayıt ve tescil edildiği ve davacının prim borcu bulunması nedeniyle davalı Kurumca 5510 sayılı Yasanın Geçici 17. maddesi gereğince 1.12.1994 tarihi itibariyle sigortalılığının durdurulduğu, davacının 6111 sayılı Yasaya göre yaptığı başvuru üzerine yeniden yapılandırma isteğinin kabul edildiği ve davacının ziraat odası kaydına göre 1.9.2008 tarihinde yeniden tescilinin yapıldığı anlaşılmaktadır.
30.04.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa'nın geçici 17. maddesinde; "Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, 1479 ve 2926 sayılı kanunlara göre tescilleri yapıldığı halde, bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla beş yılı aşan süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, prim borçlarının ödenmesine ilişkin Kurumca çıkarılacak genel tebliğin yayımı tarihini takip eden aybaşından itibaren 6 ay içerisinde ödememeleri halinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulur. Prim borcuna ilişkin süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek, Kurum
alacakları arasında yer verilmez.Ancak, sigortalı ya da hak sahipleri daha sonra müracaatları tarihindeki 80 inci maddenin ikinci fıkrasına göre belirlenecek prime esas kazanç tutarı üzerinden hesaplanacak borç tutarının tamamını, borcun tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödedikleri takdirde, bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. Sigortalılıkları önceki kanunlara göre durdurulanlar için de bu maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanır." Anılan Tebliğ 14.01.2009 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.
Davacının sigortalılığı 5 yılı aşkın prim borcu bulunması nedeni ile 5510 sayılı Yasanın Geçici 17. maddesi gereğince 1.12.1994 tarihi itibariyle durdurulmuştur. Sigortalılığı durdurulan sigortalı 5510 Sayılı Yasa'nın Geçici 17. maddesinden yararlanarak Kurumca sigortalı sayıldığı sürelerin cari primlerini her zaman ödeyebilir. Kaldı ki davacının 1.9.2008 tarihinden itibaren de yeniden tescili bulunmaktadır.
Hal böyle olunca uyuşmazlık konusu olmayan sürelerin yeniden tespitinde davacının hukuki yararının bulunmadığını gözetmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine, 05.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy