MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, 01/01/1981-01/01/1991 tarihleri arasında sigortalı olduunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava; davacının 01.01.1981 – 01.01.1991 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile davacının, 20.04.1982 – 01.01.1983 ve 10.04.1989 – 21.05.1990 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 20.03.1992 varide tarihli bildirgedeki vergi kaydı nedeni ile 20.04.1982 tarihi itibari ile tescil edildiği, vergi kaydının 01.01.1982 – 01.01.1983, 10.04.1989 – 21.05.1990, 10.09.1992 – 31.12.1993 tarihleri arasında ve 01.04.1995 tarihinden itibaren devam ettiği, 03.01.1996 tarihinden devam dene oda kaydı ile 05.01.1996 tarihinden beri devam eden sicil kaydı bulunduğu, dosya içerisinde mevcut ekstrelerden davalı Kurum'un davacıyı 20.04.1982 – 01.01.1983, 10.04.1989 – 21.05.1990 tarihleri arasında ve 10.09.1992 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olarak kabul ettiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda; her ne kadar mahkemece davacının fazlaya ilişkin talebi reddedilerek 20.04.1982 – 01.01.1983 ve 10.04.1989 – 21.05.1990 tarihleri arasında sigortalılığının kabulüne karar verilmişse de dosya kapsamından davalı Kurum'un da davacıyı aynı tarihler arasında sigortalı olarak kabul ettiği anlaşılmakla bu sürelerin tespitinde davacının hukuki yararının bulunmadığı gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 20.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.