MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 1993-2010 yılları arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
Dava, davacının davalılardan TRT Genel Müdürlüğünde 1993-2010 yılları arasında seslendirme sanatçısı olarak hizmet akdine dayalı olarak geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmaların tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, taraflar arasındaki ilişkinin istisna akti olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmağa elverişli değildir.
506 Sayılı Yasanın 2.maddesine hükmüne göre , bir hizmet aktine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalı sayılırlar. Hizmet aktinin unsurları, hizmetin belirli veya belirli olmayan bir zaman içerisinde görülmesi, hizmet aktinin konusu olan edimin işverene ait işyerinde yerine getirilmesi , edimin ifasında işverenin denetimi ve gözetimi altında bulunması, edimin ücret karşılığında yapılması ve ücretin zaman esası üzerinden saptanmasıdır. İstisna aktinde ise, bir eserin ücret karşılığında yaratılması söz konusudur. İstisna aktinde ücretin tespitinde eser göz önünde tutulur. İş sahibinin talimat verme yetkisi ise, elde edilecek sonuç içindir. Halbuki hizmet aktinde emir ve talimat yetkisi işçinin çalışma yerini , işe başlayıp ve sona eriş saatinin işverence tespiti biçimindedir. Giderek , istisna aktinde işin işyerinde görülmesi zorunlu değildir.
Dava konusu olayda; dosyaya ibraz edilen istisna sözleşmesi başlığını içeren sözleşmelerden, ve dinlenen tanık beyanlarına göre taraflar arasındaki ilişkinin hizmet akdi olduğu açıktır.
O halde, işin esasına girilerek, işverenin Kurum nezdindeki ihtilaf konusu döneme ait dönem bordroları getirtilerek, dava konusu dönemde davacı ile birlikte çalışan ve işverenin bordrolarında kayıtlı kişiler saptanarak, çalışmaların varlığı ve süresi yönünden bilgi ve görgülerine başvurulmalı, seslendirilen dizi, belgesel yada filmlerin prova dahil ortalama kaç saat çalışmayı gerektirdiği, davacının seslendirdiği karakterin dizi, belgesel yada filmdeki rolüne göre davacının her program başına kaç saat işverenin emir ve komutası altında kaldığı belirlenmeli, bu çerçevede işveren kayıtları ile işveren tarafından davacıya yapılan ödemelerin tutulduğu banka kayıtları celp edilmeli, davacının çalışmalarının kısmi süreli (part time) olup, hizmet akdinin askıda olduğu dönemde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği ve davalı işverenin bir kamu kuruluşu olup kamu kuruluşlarındaki, çalışanların kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılmasının asıl olduğu göz önünde bulundurulmalı, sigortalının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu gereğince tespit edilerek, davacının dava dışı işyerlerinden bildirilen çalışması da dikkate alınarak her iki çalışmanın aynı zamanda nasıl gerçekleştiği, iş sözleşmesinin askıda sayılmayıp diğer işverenler yanında zorunlu çalışma ile kesilmesi veya davalı ... yanındaki çalışmasına hizmet akdi sona erecek şekilde son verip yeniden çalışmaya başlaması halinde, 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesinde belirtilen 5 yıllık hak düşürücü süre irdelenmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ile işin ve işyerinin niteliği nazara alınmalı, böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, davacının çalışma süreleri net olarak belirlenmeli, Kurumdan, davacının ihtilaf konusu dönemdeki sigortalılık bilgileri (SSK, Bağ-Kur, Emekli Sandığı) celp edilerek, sigortalılık tescilinin bulunduğu tarihlerde seslendirme işini yapıp yapamayacağı da irdelenmeli ve varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 20/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy