MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, şoförler odasına üye olarak açığının bulunmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı ve davalılardan kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının tüm, davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının oda kaydının 23.5.1986 tarihinden itibaren devam ettiğinin tespiti ile, oda kaydına göre sigortalılığı iptal edilen 1.11.1993-28.12.1998 tarihleri arasında bağ-kur sigortalı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davacının ... Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanlığına 1.11.1993-31.12.1993 tarihleri arasında kayıtlı olduğunun ve bu tarihlerde Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Kanunun 6. maddesi ile değişik 1479 sayılı Kanunun 24. maddesinde; zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olmak için, ticari kazanç veya serbest meslek kazancı dolayısıyla gerçek veya götürü usulde gelir vergisi mükellefi olma, gelir vergisinden muaf olanların da meslek kuruluşuna kayıtlı olması hükmü yer almaktadır. Yine, 22.03.1985 tarihinde 3165 sayılı Kanunla getirilen düzenleme ile de; kendi nam ve hesabına çalışanlardan vergi mükellefi olan, esnaf siciline veya meslek kuruluşuna kaydı olanların Bağ- Kur sigortalısı olacağı belirtilmiştir.
Görüldüğü üzere, 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesinde zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olmak için hangi kayıtların yasal karine olduğunu tek tek sayılmıştır.
Somut olayda davacının oda kaydının 1.11.1993 tarihi itibari ile silindiği sabit olup, nizalı dönemde vergi kaydının da olmadığı açıktır.
O halde, vergi, meslek kuruluşu ve esnaf sicil kaydı olmayan 1.11.1993-31.12.1993 tarihleri arasında kalan dönemde tanık sözleri ile geçmişe yönelik sigortalılık elde edilemeyeceği düşünülmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması hatalı olmuştur.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirme ile, davanın reddi yerine yazılı biçimde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine,
06.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy