MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 15/06/2006-13/04/2007 tarihleri arası Kuruma bildirilmeyen hizmet sürelerinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, kabul kararı verilerek, davacının davalı nezdinde 15/06/2006-13/04/2007 tarihleri arası 298 gün çalışmasının bulunduğu ve;
15/06/2006-31/12/2006 tarihleri arası aylık brüt 3.451,50 TL,
01/01/2007-30/06/2007 tarihleri arası aylık brüt 3.656,40 TL,
01/07/2007-31/12/2007 tarihleri arası aylık brüt 3.802,50 TL,
01/01/2008-09/06/2008 tarihleri arası aylık brüt 3.954,60 TL prime esas kazanç ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir..
HMK 26. (HUMK. nun 74) maddesi gereğince hakim, kural olarak iki tarafın iddia ve savunmaları ile bağlı olup talepten fazlasına hüküm veremez.
Somut olayda, davacı 15/06/2006-13/04/2007 tarihleri arası Kuruma bildirilmeyen hizmet sürelerinin tespitini talep etmiştir. Mahkemece hizmet tespitine yönelik verilen karar yerinde ise de, sigorta primine esas kazanç yönünden hatalıdır. Çünkü davacının sigorta primine esas ücrete yönelik herhangi bir talebi bulunmamaktadır. Dolayısıyla ayrı bir dava konusu yapılabilecek olan sigorta primine esas ücret yönünden tespit kararı verilmesi, HMK 26. (HUMK. nun 74) maddesine aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,
temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalı ...'ye iadesine
10/06/2013 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Dava, davacının 15/06/2006-13/03/2007 tarihleri arasında Kurum'a bilidirilmeyen hizmet sürelerinin tespitine ilişkin olup, mahkemece, kanıtlanan prime esas ücret üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sayın çoğunluk, davacının ücrete ilişkin bir talep ve davasının bulunmadığı, mahkemece ücrete ilişkin belirleme yapılmasının talep ile bağlılık ilkesine ters düşeceği gerekçesi ile hükmü bozmuştur.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, davacı dava dilekçesinin (3) nolu bendinde, maaşının her ay banka hesabına yatırıldığını açıklamış ve delil olarak da düzenli maaş ödemesine ilişkin, dekontlara dayanarak ilgili dekontları dava dilekçesine eklemiştir. Bu durumda, hizmet tespiti isteminin gerçek ücrete göre talep ve dava edildiği çok açık ve belirgindir. Bu nedenle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmak mümkün değildir.
Bir an aksi kabul edilse dahi; yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/8. Maddesi olan bu tür hizmet tespitine ilişkin davaların kamu düzenini ilgilendirdiği bu nedenledir ki, mahkemece kendiliğinden araştırma ilkesine göre ve özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği gerek Yargıtay ve gerekse Dairemizce istikrarlı olarak kabul edilmektedir.
Ücret unsuru hizmet tespitinin bir unsuru olduğundan mahkemece fiili çalışma olgusu yanında ücret konusu üzerinde kendiliğinden durularak hizmet tespiti istenen dönem öncesi ve sonrasında beyyine başlangıç sayılabilecek ödeme belgeleri ve diğer deliller değerlendirilip tartışılmalıdır. Şayet asgari ücretin üzerinde bir ücret ödendiği kanıtlanır ise mahkeme kendiliğinden bu ücret üzerinden hizmet tespitine karar verilmelidir.
Kurum, sigortalılar hakkında gerekli işlemleri ve primlerin tahsilini, işveren tarafından verilen bildirge ve bordrolar vasıtasıyla yerine getirebilir. Bu amaca hizmet etmesi amacıyla SSK md. 79/8 deki ilam, işverenin Kurum'a vermediği bildirgeler yerine geçecek belge niteliğindedir. Bu yönüyle ilam işveren tarafınan verilmeyen bir bildirge ve bordrolarda bulunması gereken hususları içermelirdir ( Barış Duman 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa göre Hizmetlerin tespiti sh-117 ve yine yargıtay Yüksek 10. Hukuk Dairesinin 26.10.1981 4952/5465 sayılı içtihadı, Çemberci, Sosyal Sigortalar S.522)
Sosyal Sigortalar İşlemleri Yönetmeliği uyarınca işveren çalıştırdığı sigortalıların sigorta primine esas teşkil eden kazançlar toplamını aylık sigorta primleri bildirgesi ve dört aylık sigorta primleri bordrosunda bildirmekle yükümlü olduğuna göre ve yine SSK md. 79/8'in açıklığı uyarınca, öngörülen ilamın sigortalının çalıştığının iddia ettiği tarihlerdeki kazancının saptanmasını içerdiği de açıktır.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönecek olursak, davacı dava dilekçesinde asgari ücretin üzerinde bir ücret aldığını belirtmiş ve buna ilişkin banka dekontlarını da dava dilekçesine eklemiştir. Mahkemece her ay düzenli ödenen bu banka dekontları hem fiili çalışmaya esas alınmış ve hem de prime esas ücret olarak hüküm kısmında belirtilmiştir. Bu ödeme belgelerinin hizmet tespitinde esas alınıp ücret kısmında gözardı edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece verilen karar hem 506 sayılı Kanun'un 79/8. Maddesi hem de Yargıtay uygulamasına uygun olduğundan mahkeme kararının onanması düşüncesi olduğundan sayın çoğunluğuk kararına katılamıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy