MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 05/09/1993-22/05/2005 tarihleri arasında davalı nezdinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, 11/10/1993-19/02/1994 tarihleri arası dönemin hak düşürücü süreye uğraması, 20/02/1994-22/05/2005 tarihleri arası dönemde de bildirilmeyen hizmeti bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş ise de, bu sonuca eksik inceleme ve araştırma ile varılmıştır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/8. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, işyerinin sürücü kursu olduğu, davacı adına 20/02/1994 ve 26/09/2000 tarihli ve imzalı iki adet işe giriş bildirgesinin davalı tarafından Kuruma verildiği, 1994/3. dönem-21/02/2000 ve 26/09/2000-22/05/2005 tarihleri arası çalışmaların tamamının bildirildiği, uyuşmazlık konusu olan 1993/3. 1994/1. 2. ve 2000/2. ve 3. dönem bordrolarının getirtildiği, dönem bordrolarında davacının 1994/1 ve 2. dönemde toplam 68 günlük çalışmalarının bulunduğu ancak bu çalışmaların hizmet döküm cetvelinde gözükmediği, davacının 1993/ Temmuz ve Ağustos aylarında direksiyon eğitim kursuna katıldığı, Eylül/1993 tarihinde sertifika gelinceye kadar geçici olarak çalışma talebiyle ilçe milli eğitim müdürlüğüne müracaat ettiği, bu talebine istinaden valilik oluruyla verilen geçici çalışma izin belgesinin 14/11/1993 tarihinde ilçe milli eğitim müdürlüğünce davalı işverene
gönderildiği, davacının 1993 yılı Ekim ve Kasım aylarında A/2 fark kursuna katıldığı, taraflar arasında Ekim/1993 tarihli direksiyon eğitim sözleşmesi düzenlendiği, Milli Eğitim Bakanlığınca onaylanan çalışma izin belgesinde davacının stajyer usta öğretici olduğu ve haftalık 18 saat ders ücreti karşılığı çalışabileceğinin belirtildiği, 1 yıllık stajerlik süresinin 01/02/1995 tarihinde bittiği ve bu tarih itibariyle aslen atandığı, taraflar arasında, dosyada bulunmayan ancak bilirkişi raporuna göre 1994/2. ay ile 1995/3. aylar arası imzalı ücret bordrolarının her birinde 10'ar günlük hizmeti olduğunun belirtildiği, taraflar arasında düzenlenmiş 12/09/2000 tarihli iş sözleşmesinin bulunduğu, davacının gösterdiği bordro tanıklarından ... beyanında, davacının 1993 yılı Eylül -Ekim ayları gibi başladığını, diğer tanık ... ise ,1999 yılında işe başladığı için öncesini bilmediğini, davacıyla 2005 yılına kadar beraber çalıştıklarını davacının 2000 yılında 1-1,5 ay kadar işe gelmediğini belirttikleri, davalının gösterdiği bordro tanıklarından İlker beyanında, davalının eşi olduğunu, davacının 1993 yılı yaz aylarında çalışmak için müracaat ettiğini, sertifikası olmadığı için önce kursa gittiğini, sertifikanın bakanlıktan onaylanıp gelmesi Kasım ayını bulduğunu, bu arada A/2 fark kursuna gittiğini, Şubat/1994 tarihinde başladığını ve 2000 yılına kadar kesintisiz çalıştığını, 2000 yılında 5-6 ay kadar çalışmadığını sonra tekrar gelip çalışmaya başladığını, diğer tanık İsmail ise, davacının sertifikası olmadığı için önce kursa gittiğini, sertifika olmadan çalışmaya başlayamadığını, ilgili belgeler Ankara'dan onaylanıp geldikten sonra 1993 yılı sonlarında yada 1994 yılı başlarında işe başladığını, 2000 yılı 1, 2 yada 3. ayına kadar birlikte çalıştıklarını, bu tarihlerde beraber ayrıldıklarını, davacının geri işe ne zaman başladığını bilmediğini belirttikleri, davacının işe başlama tarihi noktasında tanık beyanları arasında çelişki bulunduğu anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık 05/09/1993-19/02/1994 ve 21/02/2000-26/09/2000 tarihleri arası dönemler yönünden çıkmaktadır.
Somut olayda, mahkemece davacının 20/02/1994 tarihinden önceki dönemde çalışmalarının varlığı kabul edilerek, bu hizmetlerin hak düşürücü süreye uğradığı belirtilmiştir. Eğer bu dönemde kesintisiz çalışma varsa, işe giriş bildirgesi verilmiş olmakla bildirgenin verildiği tarihten önceki bu çalışmalar hak düşürücü süreye uğramayacaktır. Ancak öncelikle bu dönemde fiili çalışmanın olup olmadığının tereddütsüz bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Çünkü davacının Eylül/1993 tarihli geçici olarak çalışma talebi, valilik oluru ile kabul edilmiş ve bu geçici çalışma onay yazısı 14/11/1993 tarihinde davalı işverene gönderilmiştir. Bu arada davacının 1993/ Ekim ve Kasım aylarında A/2 fark kursuna katıldığı, 1 yıllık stajerlik süresini 01/02/1995 tarihi itibariyle bitirdiği, tanık beyanlarında evrakların onaylanmadan davacının çalışmaya başlayamadığının belirtildiği, yine davacının işe başladığı dönem ve 2000 yılındaki işten ayrılış ve başlayış tarihleri yönünden tanık beyanları arasında çelişki bulunduğu ve bu çelişkilerin giderilmediği; öte yandan davacının 1994/1. ve 2. dönem bordrolarında kayıtlı olan ancak hizmet cetvelinde gözükmeyen toplam 68 günlük çalışmalarının araştırılmadığı ve böylece çalışma olgusunun yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmediği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş,
1-) Davacının 1994/1. ve 2. dönem bordrolarında bulunan ancak hizmet cetvelinde gözükmeyen çalışmalarını araştırmak,
2-) Dosyadaki dönem bordrolarından uyuşmazlık konusu dönemleri kapsayacak şekilde başkaca bordro tanıklarını resen tespit edip dinlemek, tanık beyanları arasındaki çelişkileri gidermek, gerekirse yine uyuşmazlık konusu dönemleri kapsayacak şekilde komşu işverenlerin bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarını yoksa işyeri sahiplerini tespit edip beyanlarına başvurmak, davalı işyeri tarafından ilçe milli eğitim müdürlüğüne verilen ilgili bilgi ve belgelerden davacının çalışmalarını araştırmak, gerekirse uyuşmazlık konusu dönemlerde sürücü kursunda eğitim ve öğretim gören kişileri tespit edip dinlemek davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 10/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy