MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 28/12/2010 tarihini takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığına, biriken aylıkların faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurum'un aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava; davacının ilk sigortalılık başlangıç tarihinin 20.10.1977 olduğunun tespiti ve aylık talep tarihi olan 28.12.2010 tarihini takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile ödenmeyen aylıkların faizleriyle ödenmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kabulü ile, davacının ilk sigortalılık başlangıç tarihinin 20.10.1977 olduğunun tespitine ve 01.11.2011tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, aylıkların faiziyle ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; 04.07.1958 doğumlu olan davacının 1998-28.02.2007 tarih aralığında 506 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalı, 01.04.2007-30.09.2008 tarihleri arası 506 sayılı Kanun kapsamında isteğe bağlı sigortalı (toplam zorunlu+isteğe bağlı SSK'lı gün sayısı 3119), 01.10.2008-31.03.2010 arası ise 1479 sayılı yasaya tabi isteğe bağlı sigortalı olduğu (Bağ-Kur gün sayısı 541), 30.12.2010 tarihinde Kuruma müracaat ederek tahsis talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.
Somut olayda; davacının ilk sigortalılık başlangıç tarihinin 20.10.1977 olduğunun kabulüne ilişkin mahkeme kararı yerindedir. Ancak, davacının yaşlılık aylığı şartlarının 23.5.2002 tarih ve 4759 sayılı Yasa'nın 3. maddesi ile değişik 506 sayılı Yasa’nın geçici 81/C madde hükümlerine göre belirlenmesinin gerekmesi karşısında; 01.11.2011 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazandığının tesbitine şeklindeki karar doğru olmamıştır.
Çünkü; tahsis tarihi itibari ile 33 yıl 2 ay 10 gün sigortalılığı bulunan davacının, 3600 gün prim ödeme gün şartını 2010 Ocak ayında ve 50 yaş şartını da 04.07.2008 tarihinde tamamladığı, buna göre 506 sayılı Kanunun Geçici 81/C-b-bc maddesi uyarınca 56 yaşını doldurmuş olması şartıyla yaşlılık aylığına hak kazanacağı anlaşılmaktadır. 04.07.1958 doğumlu olan davacı, 56 yaşını 04.07.2014 tarihi itibari ile tamamlayacağından bu tarihi takip eden aybaşı olan 01.08.2014 itibari ile yaşlılık aylığına hak kazanacağı anlaşılmasına rağmen yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy