MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, 01/05/2004 - 17/10/2010 tarihleri arasına ait yaşlılık aylıklarının beherine, ödenmesi gereken tarihten ödeme tarihine kadar ay be ay işletilecek faiz tutarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, Ankara 2. İş Mahkemesi'nin Yargıtay onaması ile kesinleşen kararı ile 01.05.2004 tarihinden itibaren bağlanmasına karar verilen yaşlılık aylığı nedeniyle 01.05.2004-17.10.2010 tarihleri arasındaki ödenmeyen faiz alacağının davalı Kurumdan tahsili istemine ilişkindir.
Dava bu yönü ile 506 sayılı Yasa'nın 116. maddesinden kaynaklanmaktadır.
506 sayılı Yasa'nın 116. maddesi “Kurum, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından aylık bağlanması veya toptan ödeme yapılması için gerekli belgeler tamamlanınca, bağlanacak aylıkları ve yapılacak toptan ödemeleri hesap ve tesbit ederek en geç üç ay içinde ilgililere yazı ile bildirir. Sigortalı ve hak sahibi kimseleri, kararı bildirilen yazıyı aldıkları günden başlamak üzere bir yıl içinde yetkili mahkemeye başvurarak Kurumun kararına itiraz edebilirler. İtiraz kararın uygulanmasını durdurmaz.” hükmünü içermektedir.
BK'nun 113. maddesinde yazılı saklı durumlar hariç olmak üzere, asıl borç ifa veya başka bir suretle sona erdiği takdirde kural olarak diğer fer’i haklar da sona erer.Ancak BK m. 113/2 bu kuralın faiz yönünden ayrık durumunu düzenlemiştir. Anılan maddeye göre; faiz talep hakkının saklı tutulduğu durumda asıl borç sona ermiş olsa bile borcun fer’isi olan faiz sona ermez.
Somut olayda, Kurumdan 1.5.2004-17.10.2010 tarihleri arasında ödenen aylıklara ilişkin belgelerin tamamı getirtilmeden ve ödenmeyen faiz alacakları ile ilgili 506 sayılı Yasa'nın 116. maddesinde öngörülen süre nazara alınmadan karar verilmiş olması hatalı olmuştur.
Yapılacak iş, davalı Kurumdan 1.5.2004-17.10.2010 tarihleri arasında ödenen aylıklara ilişkin belgelerin tamamı getirtilerek, faiz alacakları ile ilgili 506 sayılı Yasa'nın 116. maddesinde öngörülen sürede nazara alınarak, ödenen aylıklar üzerinden hak edeceği faiz alacağı yönünden ödenmeyen aylıklara uygulanan faiz oranlarını da gösteren denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak sonuca göre karar verilmektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 03.06.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.