MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi ve davalılardan ... vekilince de duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından, Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının Şubat 1999 -15.12.2007 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinde hizmet akdine dayalı olarak geçen ve Kurum'a kayıt ve tescil edilmeyen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının 1.12.1999-3.5.2004 tarihleri arasında Hanfa Turizm Otelcilik Ticaret Limited Şirketine ait işyerinde 1923 gün fiili çalışmasını bulunduğunun,
Karma Otelcilik Limited Şirketine ait işyerinde ise 4.5.2004—30.10.2007 tarihleri arasında 1166 gün süre ile fiili çalışmasını bulunduğu bu sürenin 142 günün bildirilmesine rağmen 1024 günün Kuruma bildirilmediği ve primlerin ödenmesi gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden,davacının ihtilaflı dönem içinde ilk kez davalı şirket ortağı ... adına kayıtlı ... sigorta sicil sayılı işyerinden 5.11.2003-5.2.2004 tarihleri arasında toplam 91 günlük bildiriminin ,1.12.2004-21.4.2005 tarihleri arasında dava dışı ... adına kayıtlı ... sigorta sayılı işyerinden davalı ... Limited Şirketine ait işyerinden ise 9.6.2007-31.10.2007 tarihleri arasında bildirimlerini bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 4. maddesinde bu Yasa'nın uygulanmasında 2. maddede belirtilen sigortalıları çalıştıran gerçek veya tüzel kişilerin "işveren" olduğu bildirilmiştir. 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesinde ifadesini bulan hizmet tesbiti davaları kural olarak bu ödevi yerine getirmeyen işverene karşı açılmalıdır.
“Çalıştıran” olgusu, tesbiti istenen sürelere ilişkin hizmet akdinin tarafı konumunda olan ve hizmet akdini düzenleyen “işvereni” ifade etmektedir. Davacı sigortalının tesbitine karar verilen dönem içinde çalıştığı ,... sicil nolu ... ünvanlı, ... sicil nolu ... ünvanlı ve mahkemece 1.2.1999-3.5.2004 çalışıldığına karar verilen ... Turizm Otelcilik Limited şirketinin davada taraf olmadığı oysa hizmet tesbitine yönelik davanın bu işverenlere karşıda husumet yöneltilerek açılması gerektiği açıkça ortadadır..Tüm işverenler sorumlu oldukları hizmet süreleri yönünden davada taraf olarak gösterilmeli hangi işverenin hangi dönem prim borcundan sorumlu olacağı hususu kararda açıkça belirtilmelidir. Davacının 1.2.1999-3.5.2004 tarihleri arasında işveren olduğu kabul edilen Hanfa Turizm otelcilik limited şirketi davada taraf olmadığı halde onun yönünden hüküm kurulmuştur.
Somut olayda, davacının ihtilaflı dönem içinde geçen çalışmalarının bu işyerlerinde ayrı ayrı geçtiğinin kabul edilmesi ve bu süreler yönünden davanın anılan bu işverenlere yöneltilmesi gerekirken sadece 2004 yılında kurularak tesçil edilen davalı ... Otelcilik Limited şirketine karşı davanın yöneltilmesi isabetsiz olmuştur. Hakkında tespit hükmü verilen şirketler arasında organik bağ bulunması sonuca etkili değildir
Yapılacak iş, ... sicil sayılı ... ünvanlı,... nolu ... ve ... Turizm Limited Şirketini davaya dahil etmek, bu işyerlerine ilişkin dönem bordroları getirtilerek bordroda kayıtlı kişilerin bilgilerine başvurmak bordro düzenlenmemiş olması veya bordro tanıklarının ifadeleri ile yetinilmemesi halinde bu işyerlerine komşu işyeri Belediye ,Zabıta ve Vergi Dairesi kayıtları ile saptanarak işyerlerinden Kurum kayıtlarına geçen işveren veya çalışanların beyanlarına başvurarak davacının hangi işyernde hangi süreyle çalıştığının ayrı ayrı tespit edilerek dolayısıyla hükmün infazında tereddüt oluşturmayacak şekilde davalıların sorumlu oldukları dönemler saptanarak oluşacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı ...'ne iadesine, 20.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy