MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, yurtdışı borçlanma bedelinin iadesine, askerlik borçlanması geçerli olduğuna, yaşlılık aylığı almaya hak kazandığına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 2001 tarihli askerlik borçlanması işleminin geçerli olduğunun tespiti ve 04.06.2010 tarihli tahsis talebin takip eden aydan itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile 2010 tarihinde yatırılan yurtdışı borçlanma bedelinin iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile; davacı, ... oğlu, 06.05.1946 Trabzon doğumlu ...'in 22.02.2001 tarihinde yapmış olduğu askerlik borçlanmasının geçerli olduğunun ve 04.06.2010 tarihli tahsis dilekçesini takip eden aydan itibaren kendisine yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, davacının 2010 yılında yatırdığı yurtdışı borçlanma bedelinin davacı tarafa iadesine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 22/02/2001 tarihli dilekçesi ile 27/09/1959-25/09/1962 tarihleri arasında askerlikte geçen süreyi borçlanma talebinde bulunduğu Kurum tarafından talebi kabul edilerek 22/02/2001 tarihli yazı ile ödemesi gereken borçlanma bedelinin bildirildiği ve davacı tarafından söz konusu bedelin Kuruma ödendiği, davacının 24/06/2010 tarihli talebine verilen cevapta öğrencilik döneminde yaptığı askerlik borçlanmasının geçerli sayılmadığının bildirildiği, tahsis talebinin reddedilmesinden sonra davacının 3201 sayılı yasa gereğince yurt dışında geçen çalışmalarını ihtirazi kayıt koyarak borçlanma talebinde bulunduğu ve yurt dışında geçen 2582 günlük süreyi borçlanarak bedelini ödediği, davacının yurt dışı borçlanmasını yapmasından sonra davacıya 01/10/2010 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlandığı, Askerlik Şubesinin 07/01/2011 tarihli yazısında davacının 27/09/1959'da ... Askeri Ortaokuluna girdiğinin ve 25/09/1962 tarihinde okuldan kaydının silindiğinin, davacının askerlik hizmetinden muaf tutulup ihtiyata alındığının bildirildiği anlaşılmaktadır.
506 sayılı Kanunun 60. maddesinde “Bu kanuna göre sigortalı olarak tescil edilmiş bulunanların, er olarak silah altında veya Yedek Subay Okulunda geçen sürelerinin tamamını veya bir kısmını, kendilerinin veya hak sahiplerinin yazılı talepte bulunmaları halinde ve bu Kanunun 78 inci maddesi ile belirlenen prime esas kazancın alt sınırının talep tarihindeki tutarı üzerinden hesaplanacak malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerini tebliğ tarihinden itibaren altı ay içinde ödemeleri şartı ile borçlandırılır, altı ay içinde primi ödenmeyen borçlanma süreleri hizmetten sayılmaz.” hükmü bulunmaktadır.
Yasa hükmünde açıkça “er olarak silah altında veya Yedek Subay Okulunda geçen sürelerinin tamamının veya bir kısmının” borçlanılabileceği belirtildiğinden davacının yaptığı borçlanma işlemi geçersiz olup Kurumun yaptığı işlem doğrudur. Bu durumda davacının yaşlılık aylığı koşullarının ve yurt dışı borçlanması bedelinin iadesine ilişkin talebinin yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 03/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.