MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, kesilen yaşlılık aylığının tekrar bağlanması gerektiğinin tespitiyle, kesilen hastalık sigorta prim kesintilerinin faiziyle iadesine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının yaşlılık aylığının 08/02/2010 tarihinden itibaren kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali, kesintinin kesinti tarihinden itibaren yasal faiziyle iadesi, emekliliğe rağmen hastalık sigorta prim ödeme işleminin iptali ve kesintilerin kesinti tarihinden itibaren faiziyle iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davacının yaşlılık aylığının 08.02.2010 tarihinden itibaren kesilmesine yönelik kurum işleminin iptaline, davacıya 23.05.2010-22.04.2011 dönemi için yapılan 10.520,69 TL ye 23.05.2010 tarihinden dava tarihine kadar ay be ay ödenmesi gereken miktarlara yasal faiz uygulanmasına, davacıdan tahsil edilen 3.392,47 TL ye tahsil edildiği 28.10.2010 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davacının hastalık sigortası kesintisinin iptaline yönelik talebinin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının ilk olarak 24/01/2003 tarihli dilekçesi ile yurt dışında geçen hizmet sürelerini borçlanma talebinde bulunduğu, bu talebine göre 15/09/1969-16/11/1978 tarihleri arasındaki 9 yıl 2 ay 2 günlük süreyi 2147 sayılı yasa uyarınca Emekli Sandığına borçlandığı, davacının 15/06/2005 tarihli dilekçesi ile yurt dışında 15/12/1966-10/02/1967 ve 15/09/1969-31/12/2000 tarihleri arasında geçen 1205 (Yeteri Kadar) günlük süreyi 3201 sayılı yasaya göre borçlanma talebinde bulunduğu ve borçlanarak bedelini ödediği, davacının 31/01/2006 tarihli tahsis talebine göre 1205 gün yurt dışı borçlanması, 75 gün SSK çalışması ve 3977 gün Emekli Sandığı çalışması olmak üzere toplam 5257 gün üzerinden 01/02/2006 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlandığı, Ticaret Sicil Memurluğundan alınan 08/02/2010 tarihli yazıda davacının ... Turizm Otelcilik İnşaat ve Tic Ltd Şti'nin kurucu ortağı ve şirket müdürü olduğunun bildirildiği, Kurum tarafından davacının 08/02/2010 tarihindeki şirket ortaklığının tespit edilmesi nedeniyle Mayıs 2010 tarihi itibariyle aylığının durdurulduğunun, 08/02/2010-23/05/2010 tarihleri arasında ödenen 3.207,11 TL'nin davacı adına borç kaydedildiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, davacının yaşlılık aylığı almaya başladığı 01/02/2006 tarihinden sonra 5510 sayılı Yasa'nın 4/b (mülga 1479 sayılı Yasa) kapsamındaki çalışmalarının devam etmesi nedeniyle 3201 sayılı Yasa'nın 6. maddesinden yararlanarak bağlanan yaşlılık aylığının geri alınıp alınamayacağı noktasında toplanmaktadır.
Yaşlılık aylığı yazılı istek tarihinde yürürlükte bulunan, 5754 sayılı Yasa'nın 79. maddesi ile değişik 3201 sayılı Yasa'nın 6/B maddesine göre Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan Türkiye'de sigortalı çalışmaya başlayanların aylıkları, tekrar çalışmaya başladıkları tarihten itibaren kesilir. 31.5.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun sosyal güvenlik destek primi hakkındaki hükümleri, bu Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlar için uygulanmaz.
3201 sayılı Yasa'nın 6/B maddesi 5997 sayılı Kanun'un 15. maddesi ile değiştirilmiş olup Yasa'nın yürürlüğe girdiği 19.06.2010 tarihinden itibaren Türkiye'de sigortalı olarak çalışmaya başlayanlar hakkında 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışılmasına ilişkin hükümleri uygulanır.
Somut olayda, 01/02/2006 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya başlayan davacının 08/02/2010 tarihi itibariyle şirket ortaklığının başladığı ve 5510 sayılı Yasa'nın 4/b (mülga 1479 sayılı Yasa) kapsamındaki çalışmalarının devam ettiği ve böylece Türkiye'de çalışmaya devam ettiği anlaşılmakla 5754 sayılı Yasa'nın 79. maddesi ile değişik 3201 sayılı Yasa'nın 6/B maddesine göre davacının vergi kaydının başladığı 02/04/2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı alması mümkün değildir. 3201 sayılı Yasa'nın 6/B maddesi 5997 sayılı Kanun'un 15. maddesi ile değiştirilerek Yasa'nın yürürlüğe girdiği 19/06/2010 tarihinden itibaren Türkiye'de sigortalı olarak çalışmaya başlayanlar hakkında 31/05/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışılmasına ilişkin hükümlerin uygulanacağı ifade edilmiş ise de bu kuralın Yasa'nın yürürlüğe girdiği tarihten önceki uyuşmazlıklara uygulanması mümkün değildir. Bunun yanında, Türkiye'de çalışmaya devam ettiği anlaşılan davacının, 5510 sayılı Yasa'nın 96. maddesine göre Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanarak tahsil ettiği yaşlılık aylığını geri ödemekle yükümlü olduğunu bilmesi gerektiğinden Borçlar Kanunun 63. maddesinden de yararlanamaz. Bu durum Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15/06/2012 tarih 2012/1-196 Esas 2012/396 Karar sayılı kararında da belirtilmektedir.
Bu nedenle Kurumun 08/02/2010-23/05/2010 tarihleri arasında ödenen 3.207,11 TL'yi geri istemesi yerinde olup davanın reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 03/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy