İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ... İş Mahkemesi
Davacı, 01/01/1985- 21/05/2011 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
Davacı, 2926 Sayılı Yasaya göre Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davacının 26.08.1987-09.09.1996 ve 01.08.2009-17.03.2010 tarihleri arasında zorunlu SSK sigortalılık süreleri hariç, Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Tarım Bağ-Kur sigortalılığının devamı sırasında diğer sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmaların bulunması halinde bunların özellikle kısa süreli çalışmalar olması ve bu çalışmaların varlığı halinde de tarımsal faaliyetin devam ettiğinin kayıt, belge ve delillerle desteklenmesi durumunda tarımsal faaliyeti devam ettirme iradesinin kaybolmadığı kabul edilir. Uzun süreli çalışmaların devreye girmesi durumunda artık iradenin, bu çalışmanın tabi olduğu sigorta kolunda oluşacağı açık olduğundan, uzun süreli çalışma sonrasında tarım sigortalılığının devam etmeyeceği ancak Kuruma yeniden müracaatın bulunması veya Tarım Bağ-Kur sigortalılığına devam etme iradesini ortaya koyacak şekilde düzenli prim ödemelerinin ya da sattığı ürünlerden prim tevkifatlarının yapılmış olması durumunda devam edebileceği Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.02.2007 gün ve E:2007/21-73, K:2007/71; 11.07.2007 gün ve E:2007/21-543, K:2007/541 sayılı kararları).
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının Tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak 01.01.1985 tarihinde tescil edildiği, 506 Sayılı Yasa'ya tabi çalışmaları nedeniyle 26.08.1987 tarihinde terkin edildiği, 17.03.2010 tarihinde tekrar tescilinin yapıldığı, üzerine kayıtlı zirai arazisinin bulunduğu, 21.11.2006 tarihinden itibaren ziraat odası kaydının bulunduğu, kooperatif kaydının bulunmadığı, davacının sattığı ürün bedelinden 08.08.2009 tarihinde prim kesintisinin yapıldığı, bunun dışındaki sürelerde ürün bedelinden prim kesintisi yapıldığına ilişkin dosyada belge bulunmadığı anlaşılmaktadır.
506 sayılı Yasa kapsamında kısa süreli sigortalılığın sona ermesinden sonra, tarım Bağ-Kur sigortalılığının devam ettiğinin kabulü için tarımsal faaliyetin devam ettiğinin zirai kayıtlarla ispatının gerekeceği, davacının kurumca kabul edilmeyen sürelerde zirai faaliyetini gösteren bir kaydının olmadığı görülmektedir.
Mahkemece, prim kesintisinin bulunduğu 01.09.2009-17.03.2010 tarihleri arasında tespit kararı verilmesi gerekir. 26.08.1987-09.09.1996 tarihleri arasındaki dönem yönünden ise prim kesintisinin, iradi prim ödemesinin bulunmadığı, 2926 sayılı Yasa’nın 10. maddesinde belirtilen kayıtların olmadığı ve tarımsal faaliyet bu madde kapsamında kanıtlanamadığı halde bu tarihler arasında da Tarım Bağ-Kur sigortalısı kabul edilmesi usul ve yasaya uygun değildir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 27/02/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.