MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı Kurum tarafından 28.4.201 tarihi itibariyle 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olarak tesçil edildiğini ancak tesçil tarihinden öncede hayatını tarımsal faaliyet ile kazandığını 9.8.1996 tarihli , 12.2000 tarihli prim kesintileri uyarınca tesçilin öne çekilmesi talebinin Kurum tarafından davacının 2.8.2003 tarihi öncesinde aile reisi olmadığı gerekçesiyle talebin reddine ilişkin 14.7.2011 tarihli Kurum işlemini iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile davalı Kurumun 14.7.2011 tarih ve 8.872.289 sayılı işleminin iptaline karar verilmiştir.
Davacı Kurum işleminin iptalini talep etmekle sigortalılık sürelerinin tespitini amaçlamaktadır.Nitekim 26.4.2011 tarihli başvuru dilekçesi ile ilk prim kesintisinin 9.8.1996 tarihinde yapıldığı tesçilin bu tarih itibariyle yapılarak 6111 sayılı yasadan faydalandırılması talebinde bulunmuştur.Bu nedenle mahkemece ilk tevkifat tarihinden tescil tarihine kadar olan süre içersinde davacının kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyete bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiği açıkça ortadadır.
Dava, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4/1-b bendi kapsamındaki sigortalılara ilişkin olmakla beraber, geçiş hükümlerini içeren aynı Kanunun geçici 7. Maddesi gereğince mülga 2926 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğinden, söz konusu mevzuat hükümleri gereği inceleme yapılmıştır.
Dosyanın tetkikinden, davacının teslim ettiği ürün bedellerinden ilk kez 9.8.1996 tarihinde tevkifat yapıldığı takip öden dönemde de 13.12.2000,25.12.2000 tarihlerinde tevkifat yapıldığı başkaca ürün teslimatı ve tevkifatın bulunmadığı 1.2.2002 tarihinden itibaren devam eden Ziraat Odası kaydının bulunduğu, tarım kredi koooparatifi kaydının bulunmadığı ,adına kayıtlı ziraat arazilerinin araştırılmadığı davacının 28.4.2011 tarihli başvurusu üzerine tarım Bağ-kur sigortalısı olarak tescilinin yapıldığı geçmiş döneme ilişkin iradi prim ödemelerini bulunmadığı, davacının tarımsal kredi kullanmadığı, anlaşılmaktadır.
2926 sayılı Kanunun 2. maddesine göre Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılması koşulu 3. maddede belirtilen tarımsal faaliyetin kesintisiz sürdürülmesine bağlıdır. Bu bakımdan davacının dava edilen süreler itibariyle tarımsal faaliyetinin süregeldiği kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmeli, özellikle de tarım Bağ-Kur sigortalılığına karine sayılan ve Kanunun 10. maddesinde öngörülen kayıtlardan Ziraat Odası kaydı, tarım kredi kooperatifi ile Ziraat Bankası kayıtları gibi kayıtların başlangıçları, bitmişse bitiş tarihleri dikkate alınmalı, ancak kayıtların tek başlarına tarımsal faaliyetin sürekli olduğunu kabule yeterli olmadığı gözetilmelidir.
Mahkemece,kesinti yapılan 1.9.1996-31.12.1996 ve 13.12.2000-31.12.2000 tarihleri arasında davacının kesintiye dayalı olarak tarımsal faaliyetinin bulunduğuna ilişkin kabulü ile Kurumun bu talebi reddeden işlemin iptaline ilişkin kararı yerinde ise de; kesintinin yapılmadığı 1.1.2001- tesçil tarihi olan 28.4.2011 tarihleri arasında sigortalı olduğunun kabulü sonucuna götürecek şekilde Kurum işlemini iptaline karar verilmesi doğru değildir.1.1.2001-28.4.2011 tarihleri arasındaki dönem yönünden özellikle tarımsal faaliyete ilişkin olarak karara dayanak yapılan kanıtlar hüküm vermeye elverişli olmadığından, 2926 sayılı Kanunun 3. maddesinin (b) bendi, 6 ve 10. maddeleri çerçevesinde gerekli inceleme ve araştırma yapılarak; davacının sahibi olduğu veya tarımsal amaçlı kullandığı taşınmazlar hakkındaki bilgi ve belgeler ilgili kurum ve kuruluşlardan getirtilmeli, tarımsal faaliyet yönünden yeterli miktarda taşınmazı kullanıp kullanmadığı, nerede oturduğu, faaliyetini kendi mülkünde mi, miras yolu ile elde ettiği mülkte mi, yoksa ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde mi sürdürdüğü, faaliyetine ara verip vermediği, kuraklık ve doğal afet gibi olaylara maruz kalıp kalmadığı, hangi tür ürünler ektiği, yılda elde ettiği ürün miktarı ile bunu nasıl değerlendirdiği yöntemince belirlenmeli, bu konularda Cumhuriyet Başsavcılığı araştırması yapılıp dönemin muhtar ve azalarının bilgi ve görgüsüne başvurulmalı böylelikle tarımsal faaliyetin kesintisiz sürdürülüp sürdürülmediği olgusu kuşkuya yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuştuktan sonra sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 13.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy