MAHKEMESİ:Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı işveren vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
Davacı, davalı işyerinde geçen bir kısım çalışmalarının bordrolarda kendisi ile aynı ismi taşıyan Halil oğlu ...'a ait sigorta sicil numarası ile bildirildiğinden onun hizmet cetvelinde gözüktüğünü, çalışmalarının kendisine ait olduğunu belirterek, 1976-2007 yılları arasında dönem bordrolarında dava dışı ...'a ait ... sicil numarası ile gözüken çalışmaların kendisine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, istem gibi davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, ... oğlu 14.9.1962 doğumlu ...'ın ... SSK sicil no ile davalı işyerinde işe girdiğine dair 1976, 1977, 1982, 1984, 1986,1988, 1989 yıllarına ait imzalı bildirgelerin kuruma verildiği; dava dışı ... oğlu 7.7.1944 doğumlu ...'ın ... SSK sicil no ile davalı işyerinde işe girdiğine dair 1978, 1979 yıllarına ait imzalı bildirgelerin kuruma verildiği; dava dışı ... ile davacının amca çocukları olduğu, dava dışı ...'ın 1.6.2006 yılında emekli olduğu ve dinlenen bordro tanıklarının nizalı dönemin tamamında kayıtlarda geçen kişilerden olmadığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, somut olayda fiili çalışma olgusunun yöntemince kanıtlanmış olup olmadığı, mahkemece bu yönde yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasa’sının 2 ve 6. maddelerinde açıkça belirlendiği üzere, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığı zorunludur. Eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça, hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemez. Fiili veya gerçek çalışmayı ortaya koyacak belgeler, işe giriş bildirgesiyle birlikte 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesinde belirtilen sigortalının gün sayısını, kazanç durumunu, çalışma tarihleriyle birlikte ortaya koyan aylık sigorta gün bilgileri ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 17. maddesinde belirtilen 4 aylık prim bordroları gibi Kuruma verilmesi zorunlu belgelerdir. 506 sayılı Yasa'nın 79/10. maddesinde bu tür hizmet tespit davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge veya yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması salt, bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması koşuluyla, bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken komşu işyerleri kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kim diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olaya gelince; mahkemece açıklanan şekilde fiili çalışmanın varlığının yöntemince araştırılmadan uyuşmazlık konusu dönemin tamamında çalışması bulunan bordro tanıkları yada kayıtlara geçmiş komşu iş yeri sahibi veya çalışanı oldukları belli olmayan tanıkların beyanı ile yetinilerek sonuca gidildiği ortadadır.
Yapılacak iş; niteliği itibari ile tespit davasının dava dışı ...'ın hak alanını ilgilendirdiği açık olup yöntemince davaya katılması için davacıya önel vermek ve davalının göstereceği deliller toplanarak hep birlikte değerlendirip, dava dışı ...'ın 1.6.2006 yılından itibaren yaşlılık aylığı almakta olup, yaşlılık aylığı tahsis belgeleri getirilip hangi çalışmaları dikkate alınarak aylık bağlandığı hususlarını belirlemek, tespit kararı verilen döneme ilişkin dönem bordrolarında kayıtlı tanıklar saptanarak bilgilerine başvurmak, bordolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, zabıta, maliye ve meslek Odası aracılığı ve Muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanlarının; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tesbit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/10. maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra ve özellikle bordrolarda dava dışı ...'a ait sigorta sicil numarası ile bildirim yapılmış olmasına göre resmi kayıtların aksinin tanıkla ispatının ancak haklı bir izahatin olduğunun kabulü halinde mümkün olduğu hususları gözönüne alınıp sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı işverenin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ... İşl. Md. iadesine 04.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.