MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, 01/01/2001 tarihinden itibaren eksik ödenen maaş farkının hesaplanarak faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacıya 1.1.2001 tarihinden itibaren bağlanan yaşlılık aylığının yanlış hesaplandığının tespiti ile eksik ödenen maaş farkının hesaplanarak faizi ile birlikte ödenmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kabulü ile davacının yaşlılık aylığının 1.1.2001 tarihinden dava tarihine kadar eksik ödendiğinin tespiti ile eksik ödenen toplam 1.988,12 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, 24.9.1954 doğumlu olan davacının, 22.12.2000 tarihli tahsis talebi üzerine davacıya 1.1.2001 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanunun geçici 81/A maddesi uyarınca yaşlılık aylığı bağlandığı, yaşlılık aylığı hesabında davacının 8045 gün 506 sayılı Kanun kapsamındaki çalışması ile 600 gün askerlik borçlanmasının dikkate alındığı, 1.1.2001 tarihinde bağlanan aylık miktarının sosyal yardım zammı hariç 182,10 TL, dava tarihindeki aylığın ise sosyal yardım zammı hariç 931,70 TL olduğu, 7.3.2011 tarihinde alınan bilirkişi raporunda davalı Kurumun işleminde hata olmadığı, bağlanan aylığın doğru olduğu belirtilmesine rağmen, 1.12.2011 tarihinde alınan bilirkişi heyeti raporunda, "Kurum işleminin hatalı olduğu, davacıya 1.1.2001 tarihinden geçerli bağlanması gereken yaşlılık aylığı miktarının sosyal yardım zammı hariç 189,42 TL, dava tarihinde ödenmesi gereken yaşlılık aylığı miktarının sosyal yardım zammı hariç 954,76 TL olması gerektiği, dolayısıyla 1.1.2001 tarihi ile dava tarihi arasında eksik ödenen aylık miktarının 1.988,12 TL olduğunun” belirtildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporu ile dikkate alınmayan bilirkişi raporunda hesaplanan yaşlılık aylığı miktarlarının birbirinden ve Kurumca hesaplanan miktardan farklı olduğu görülmüştür. Ancak bilirkişi ve bilirkişi heyeti raporları ile Kurumca yapılan hesaplamada kullanılan verilerden hangilerinin farklı olduğu, hesaplama sonucu neden farklı sonuçlar elde edildiği, Kurumun yaptığı hangi işlemin hatalı olduğu hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporundan anlaşılamamaktadır.
Buna göre, denetime elverişli olmayan bilirkişi raporu ile hüküm kurulması hatalı olmuştur.
Yapılacak iş; Kurumdan davacının yaşlılık aylığı hesaplamasına ilişkin tüm evrakların getirtilmesi ve Kurum işleminin irdelenmesiyle, Kurum işleminde hata bulunup bulunmadığı, var ise, hatanın nereden kaynaklandığı açıkca izah edilecek denetime elverişli ek bilirkişi raporu alarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 18.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.