MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı Kurum tarafından gönderilen ödeme emrinin iptaliyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2)Dava, 2003/284 takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 2003/284 sayılı takip dosyasına ait 03.10.2011 tarihli ödeme emrinin zamanaşımı nedeniyle iptaline ve davacıların borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasa'nın 80/5 ve 6183 sayılı Yasa'nın 58. maddeleridir. 506 sayılı Yasa'nın 80/5.maddesine göre “Kurumun, süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç diğer maddeleri uygulanır. Kurum, 6183 sayılı Yasa'nın uygulanmasında Maliye Bakanlığı, diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilere verilen yetkileri kullanır. 6183 sayılı Yasa'nın 58/1.maddesine göre ise, “ Kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu (İş Mahkemesi) nezdinde itirazda bulunabilir".
İtiraz davası için öngörülen 7 günlük sürenin hak düşürücü nitelikte olduğu konusunda kuşku bulunmamaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.4.2001 gün ve 2002/21-201-297, 24.3.2004 gün ve 2004/10164-170 sayılı kararları). Hak düşürücü süre, niteliği itibariyle bir itiraz olup sonuçlarını kendiliğinden meydana getirir, resen gözönünde tutulmalıdır.
Somut olayda, 2003/284 sayılı ödeme emrinin 1998 yılı 7-12.aylarına ve 1999 yılı 1-12. aylarına ilişkin prim borçlarına dair olduğu ve ödeme emrinin davacılara 18.10.2011 tarihinde tebliğ edildiği, her ne kadar dava dilekçesi ile gerekçeli kararda ödeme emrinin 19.10.2011 tarihinde davacılara tebliğ edildiği ileri sürülerek dava açma süresi hesaplanmış ise de dosyadaki tebligat belgeleri fotokopisinden tebligatın 18.10.2011 de yapıldığı görülmektedir. Tebligatın 18.10.2011 tarihinde yapılmış olması halinde de davanın 7 günlük hak düşürücü süre içinde açılmış olduğundan söz edilemeyecektir.
Yapılacak iş, 2003/284 sayılı takip dosyasına ilişkin tebligat asılları celp edilerek davanın süresinde açılıp açılmadığını değerlendirmek ve 6183 sayılı Yasa'nın 58. maddesindeki hak düşürücü süreyi göz önüne alarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik incemele ve araştırma ile davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 19/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy