MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, kurumca tahakkuk ettirilen prim borcu işleminin iptali ile ödemiş olduğu miktarın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 25.01.1994 tarihinde Esnaf Bağ-Kur sigortalılığının sona erdiğinin tespiti ile çıkarılan prim borcu ve gecikme zammı olan 4.027,00 TL'nin faizi ile davalı Kurumdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, davacınnı esnaf Bağ-Kur sigortalılığının bitiş tarihinin 26.1.1994 olarak tespitine, davacıdan 5.7.1995-16.9.1998 tarihleri arasındakie dönemi için prim borcu ve gecikme zammı olarak tahsil edilen 4.027,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
1.4.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesinde zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 4.5.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesinin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulu kaldırılmış sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulu getirilmiş, 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesi değiştirilecek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.3.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 2.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 10.7.1980 tarihinde kurum kayıtlarına intikal eden işe giriş bildirgesi uyarınca şirket ortaklığından dolayı 16.4.1980 tarihi itibari ile bağ-kur sigortalılığının başladığı, 3.1.1980-30.6.1983 tarihleri arasında ... Koll. Şti. Ortaklığından dolayı, 1.11.1993-16.9.1998 tarihleri arasında ise pazarlamacı işinden ötürü vergi kaydının bulunduğu, 15.11.1993-16.9.1998 tarihleri arasında oda kaydının bulunduğu, 1995 yılında 175 gün, 1996-2005/4 yılları arasında ise kesintisiz devam eden 506 sayılı Yasa'ya tabi çalışmalarının olduğu, mahkemece 14.12.1993 tarihinde ... Tekstil San ve Tic. AŞ'nin, 26.1.1994 tarihinde de davacının iflasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık; 506 sayılı Yasa'ya tabi sigortalılık ile esnaf Bağ-Kur sigortalılığının 5.7.1995 tarihinde çakışması nedeniyle hangi kurumdaki çalışmanın esas alınacağı ve esnaf Bağ-Kur sigortalılığının davacının şirket ortaklığından dolayı iflasına karar verildiği tarih itibari ile sona erip ermeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Uyuşmazlık tarihinde yürülükte bulunan mevzuatımıza göre "Çakışan sigortalılık sorununu" gerek 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ve gerekse 1479 Sayılı Bağ-Kur Kanunu birbirlerine paralel düzenlemeler ile bir sigortalının aynı anda birden fazla sosyal güvenlik kurumuna tabi olmasını yasaklayıp sigortalının önceden başlayıp devam eden sigortalılığına geçerlik tanıyarak çözüme ulaştırmaya çalışmışlardır. Yasa sistemimize göre bir kimsenin 506 sayılı Yasa kapsamına girebilmesi için hizmet akdine tabi bir işte çalışması yanında başka bir sosyal güvenlik kurumu kapsamında bulunmaması gerekir. Anılan yasanın 3. maddesinin I. ( F ) bendinde "Kanunla kurulu emekli sandıklarına aidat ödemekte olanların" ( K ) bendinde ise "Herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın kendi nam ve hesabına çalışanların" sigortalı sayılmayacağı belirtilmiştir. Aynı şekilde 1479 Sayılı Bağ-Kur Kanunu'nun 24. maddesinin I. ve II. Fıkralarında da bir kimsenin 1479 sayılı Yasa kapsamına girebilmesi için kendi adına bağımsız çalışıp kazanç sağlaması yanında başkaca sosyal güvenlik kurumu kapsamında bulunmaması koşulu getirilmiştir. Bütün bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere, sosyal güvenlik sistemimizde çifte sigortalılık mümkün olmayıp önceden başlayıp devam edegelen sigortalılığa geçerlik tanınmaktadır (03.10.2001 gün ve E: 2001/21-627, K: 2001/659 Sayılı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı).
Somut olayda, davacının 16.4.1980 tarihinde başlayan esnaf Bağ-Kur sigortalılığı önceden başlayan sigortalılık olup, esnaf Bağ-Kur sigortalısı olmadığını iddia ettiği dönemde dahi 1.11.1993-16.9.1998 tarihleri arasında pazarcılık mesleğinden dolayı vergi kaydının bulunduğu, bu nedenle mahkemece önceden başlayan ve kesintisiz devam eden esnaf Bağ-Kur sigortalılığına üstünlük tanınması gerekeceği, ancak 5510 sayılı Yasa'nın geçici 17. maddesi uyarınca 30.4.2008 tarihi itibari ile 5 yılı aşan sigortalılık süresine ilişkin prim borcu bulunan sigortalının sigortalılık süresinin tescil tarihi itibari ile durdurulabileceği hususu dikkate alınarak, bu yönde araştırma yapılarak bir hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
20.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy