MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 1991 - Eylül 2007 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 1991 yılından itibaren davalıya ait işyerinde geçen ve Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen çalışmalarının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, 1.1.1991 - 12.7.1995, 1.8.1995 - 7.7.1996, 2.8.1996 - 31.5.1997, 21.6.1997 - 30.4.1999 dönemlerine ilişkin tespit talebinin 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçirilmiş bulunması sebebiyle reddine, davacının davalı iş verene ait 26576 sicil numaralı işyerinde 1.9.1999 - 31.8.2007 döneminde toplam 960 gün süre ile hizmet akti ve asgari ücret karşılığında çalıştığının ve bu çalışmalarının Kuruma bildirilmediğinin tespitine, diğer tespit taleplerinden bir kısım çalışmalarının Kurum kayıtlarından mevcut olması nedeniyle hukuki yarar yokluğundan, bir kısım tespit taleplerinin de filli çalışma olgusu kanıtlamadığından reddine karar verilmiştir.
Davada sıfat; tarafın, dava konusu maddi hukuk ilişkisinin süjesi olup olmamasıyla ilgilidir. Taraf ehliyeti dava şartlarından olup yargılamanın her safhasında re’sen gözönünde tutulması gerekir. Taraf sıfatının bulunmaması halinde dava, sıfat yokluğundan (husumet yönünden) reddedilecektir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının çalışmalarının geçtiği 26576 sicil numaralı işyerinin 10.10.1989 – 31.12.2004 tarih aralığında 506 sayılı Kanun kapsamında olduğu, dava konusu dönemde 1.10.1994 - 10.7.1995, 21.9.1998 – 5.10.1998 ve 19.5.2000 – 30.6.2000 tarih aralığında dava dışı işyerlerinde, 12.7.1995 –30.7.1995, 8.7.1996 – 30.7.1996 ve 1.6.1997 – 20.6.1997 tarih aralığında ve 1.5.1999 tarihinden itibaren 30 gün davalı işyerinden çalışmalarının bildirildiği, davalı işyerinin 2.2.2005 tarihinden itibaren davalı işverenin oğlu ... adına vergi dairesine kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
Birden fazla işveren arasında mecburî veya ihtiyarî (isteğe bağlı) dava arkadaşlığının bulunması halinde davaların birlikte görülmesi gerekir.
HMK' nın 59. maddesinde düzenlenen mecburî dava arkadaşlığı; maddi hukuka göre, bir hakkın birden fazla kimse tarafından birlikte kullanılması veya birden fazla kimseye karşı birlikte ileri sürülmesi ve tamamı hakkında tek hüküm verilmesi gereken hallerde söz konusudur. Somut olayda maddi yönden mecburî dava arkadaşlığı bulunmadığı gibi şekli yönden dava arkadaşlığı da söz konusu değildir.
Bundan başka, mecburî dava arkadaşlığı dışında kalan ihtiyarî (isteğe bağlı) dava arkadaşlığının mümkün olduğu haller HMK'nın 57. maddesinde a) Dava konusu hak veya borcun, elbirliği ile mülkiyet dışındaki bir sebeple ortak olması, b) Borçluların ortak bir işlem ile hepsinin yararına bir hak doğmuş olması veya kendilerinin bu şekilde yükümlülük altına girmeleri, c)Davaların nedenini oluşturan vakıaların ve hukuki sebeplerin aynı veya birbirine benzer olması olarak sayılmıştır.
Hizmet tespiti davalarında, davacının tespitini istediği çalışmanın geçtiği işyerinin sahipleri olan gerçek ya da tüzelkişi işverenler, Sosyal Güvenlik Kurumu ile zorunlu dava arkadaşıdır. Hal böyle olunca, işveren konumunda olan tüm gerçek ya da tüzelkişilere bu davada husumet yöneltilmelidir.
O halde, 2.2.2005 tarihinden sonra vergi kaydına göre davalı işyerinin sahibi olduğu anlaşılan ...'un davaya dahil edilmeden, bu dönem yönünden de işyerini devretmiş olan davalı işveren hakkında hüküm kurulması hatalı olmuştur.
Yapılacak iş, 2.2.2005 tarihinden sonra davalı işyerinin sahibi olduğu anlaşılan davalı işverenin oğlu ...'u davaya dahil etmesi için davacıya süre vermek, bu kişinin gösterdiği delilleri toplamak, tüm deliller birlikte değerlendirmek ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ...'a iadesine, 18.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy