MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, emekli aylığı üzerine konan haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, 2010 yılı Nisan ayından itibaren yaşlılık aylığına koyulan haciz sebebi ile 345 TL kesinti yapıldığını, 5838 sayılı Yasa uyarınca yaşlılık aylığına haciz koyulamayacağını beyanla haczin kaldırılmasını, yapılan kesintilerin iadesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına ve yapılan kesintilerin davacıya iadesine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının ortağı olduğu ... Damper Yapı Elm. San. Tic. Ltd. Şirketinin Kuruma olan borcundan dolayı başlatılan 2010/12030 sayılı icra takibinden dolayı davacının yaşlılık aylığına haciz koyulduğu ve 2010 yılı 4.ayında 345 TL kesinti yapıldığı, davacının dava dilekçesinde yaşlılık aylığına haciz koyulmasının mümkün olmadığını beyan ederek haczin kaldırılmasını talep ettiği halde mahkemece davalı Kurumun davacının ortağı olduğu şirket hakkında başlattığı yasal takibin bütün aşamalarını tamamlaması gerektiği ve davacı adına ödeme emri düzenlenebilmesi için şirket hakkındaki haciz belgesinin dosyaya sunulmuş olması gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilerek davacının talebinin aşıldığı anlaşılmaktadır.
HUMK'nun 74. maddesi ve HMK'nun 26. maddesinde mahkemelerin tarafların talepleriyle bağlı olduğu, talep edilenden daha fazlasına karar verilemeyeceği açıkça belirtilmiştir.
Somut olayda davacı yaşlılık aylığına haciz koyulamayacağı gerekçesi ile haczin kaldırılmasını ve yapılan kesintinin iadesini talep ettiği halde davacının dilekçesinde ileri sürmemesine rağmen taleple bağlılık kuralına aykırı bir şekilde ve talep aşılarak davalı Kurumun öncelikle davacının ortağı olduğu şirket hakkında yasal takibin tüm aşamalarını tamamlaması gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.
Aynı zamanda 5510 sayılı Yasa'nın “Devir, temlik, haciz ve Kurum alacaklarında zamanaşımı” başlıklı 93. maddesinde, "sigortalıların aylıklarının, 88. maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemeyeceği" hüküm altına alınarak, Kuruma, 88. madde kapsamındaki alacakların takip ve tahsilinde yaşlılık aylıkları üzerinde haciz işlemi uygulayabilme olanak ve yetkisi verilmiştir. “Primlerin ödenmesi” başlığını taşıyan 88. maddede, kısa ve uzun vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortası üzerinden ödenecek primler hakkındaki düzenlemeler yer almakta olup, bu kapsamda süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacakların Kurum tarafından 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Yasa hükümleri gereğince tahsil edileceği belirtilmektedir. Bu sebeple sigorta primlerinin ve fer'ilerinin tahsili amacıyla davalı Kurumca başlatılan takipler yönünden yaşlılık aylıkları üzerinde haciz işleminin gerçekleştirilebileceği belirgin olduğundan mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 19.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy