MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, emeklilik talep tarihinden itibaren emekliliğe hak kazandığının tespitiyle biriken aylıkların faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava; davacının 25.07.1985 – 03.06.2007 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun, tahsis talebine istinaden yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ve yaşlılık aylığı almaya hak kazandığı tarihten itibaren tahakkuk edecek yaşlılık aylıklarının tahakkuk tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı Kurum'dan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kabulü ile davacının 01.07.2007 tarihinden itibaren Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti ile 01.07.2007 tarihinden itibaren emekli aylığı almaya hak kazandığının tespitine, davacının yaşlılık aylığı almaya hak kazandığı tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte emekli aylıklarının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 25.07.1985 – 01.05.1987 tarihleri arasında Liman Vergi Dairesi'nde, 01.05.1987 – 31.12.1996 tarihleri arasında da Uray Vergi Dairesi'nde kaydı bulunduğu, oda ve sicil kaydı bulunmadığı, 25.01.2006 – 10.04.2006 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa kapsamında çalışmasının bulunduğu, davalı Kurum tarafından 28.08.1998 – 24.01.2006 ve 21.03.2007 – 30.06.2007 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında isteğe bağlı sigortalı olarak kabul edildiği, davacının 28.08.1998 ve 21.03.2007 tarihli dilekçeler ile 1479 sayılı Yasa kapsamında isteğe bağlı sigortalılık için talepte bulunduğu, ancak zorunlu sigortalılık için herhangi bir talebinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
1479 Sayılı Yasa'da, 506 Sayılı Yasa'nın 79. maddesine koşut geçmiş Bağ-Kur hizmetlerinin tespitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. Hal böyle olunca geçmiş Bağ-Kur hizmetlerinin tespitine karar verilmesine yasaca olanak bulunmamaktadır.
Öte yandan, davacının 1479 sayılı Yasa kapsamında kayıt ve tescili için Kurum'a başvurusu, Kurum'un re'sen kayıt ve tescil işlemi veya zorunlu sigortalılık kapsamında prim ödemesi ya da 1479 sayılı Yasa'nın Geçici 18. maddesi ile 5510 sayılı Yasa'nın Geçici 8. maddesine göre vergi kaydının bulunduğu sürelere ilişkin borçlanması bulunmadığı takdirde, uyuşmazlık konusu dönemde zorunlu sigortalılık koşullarına sahip olsa dahi zorunlu sigortalı sayılması mümkün değildir.
Somut olayda; davacının 28.08.1998 tarihinde davalı Kurum'a yaptığı isteğe bağlı sigortalılık talebinin zorunlu sigortalılık kapsamında bir tescil talebi olarak değerlendirilemeyeceği, davacının iradesinin ve prim ödemelerinin isteğe bağlı sigortalılık yönünde olduğu göz ardı edilerek sonuca gidilmesi, ayrıca davacının Bağ-Kur sigortalılığının 01.07.2007 tarihinden itibaren başladığına karar verilerek, aynı tarih itibari ile yaşlılık aylığına hak kazandığının da tespitine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş; davacının zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı yönünde tescil talebi bulunmadığı dikkate alınarak sigortalılık sürelerini yukarıdaki açıklamalar ışığında belirlemek ve varılacak sonuca göre yaşlılık aylığı koşullarını değerlendirmekten ibarettir.
O halde davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.