MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, Kurum işleminin iptaliyle 15/09/1983-17/03/2011 tarihleri arasında Bağ-Kurlu olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 15.09.1983-17.03.2011 tarihleri arasında 1479 sayılı yasa kapsamında sigortalı olduğunun tespiti ile 6111 sayılı yasadan yararlandırılmasının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece; davacının 15.09.1983 – 17.03.2011 tarihleri arasında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine ve 6111 sayılı yasadan yararlandırılmasına karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 01.01.1981 – 15.09.1983 tarihleri arasında vergi kaydı bulunduğu, sicil kaydı bulunmadığı, davacıya ait oda kaydı üzerinde Kurum kontrol memurlarınca inceleme yapıldığı, 03.05.2010 tarihli kontrol memuru raporunda;üye numaralarının müteselsil sıra takip etmediği, davacının kaydına ilişkin herhangi bir karar bulunmadığı, 1983 hazirun listesinde isminin olup, imzasının olmadığı belirtilerek davacının kaydının usulüne uygun olmadığının bildirildiği ve bu nedenle davalı Kurum'un davacının sigortalılık sürelerinin belirlenmesinde oda kayıtlarını dikkate almadığı anlaşılmaktadır. Davalı kurum tarafından davacının vergi kaydına istinaden 30.04.1981-15.09.1983 tarihleri arasında 1479 sayılı yasa kapsamında sigortalı olduğu kabuledilmiştir.
Somut olayda; mahkemece davacının 15.09.1983-17.03.2011 tarihleri arasında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verildiği, ancak davacının vergi kaydının 15.09.1983 tarihinde, oda kaydının da 17.03.2010 tarihinde son bulması nedeniyle 15.09.1983-17.03.2010 tarihleri arasında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı kabul edilebileceği göz ardı edilerek hüküm kurulması isabetsiz olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, mahkeme maddi hatasını 06.03.2011 tarihli ek kararla düzelttiğinden davacının tüm temyiz itirazları reddedilmeli, davalı Kurum'un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden taraflardan davacıya yükletilmesine, 05/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy