MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01/03/1999-15/11/2003 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı; davalıya ait işyerinde 01.03.1999 – 15.11.2003 tarihleri arasında geçen ve davalı Kurum'a bildirilmeyen çalışmalarının tespitini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile davacının, davalıya ait işyerinde 17.03.2000 – 02.10.2002 tarihleri arasında toplam 915 gün çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı işyerince talep edilen dönemde davacı adına düzenlenen işe giriş bildirgesi bulunmadığı, her ne kadar davalıya ait bina inşaatı işyerinden 05.04.1999 – 31.08.1999 tarihleri arasında hizmet bildirilmişse de davacının davalıya ait fotoğraf stüdyosu işyerinde çalıştığını beyan ettiği, tanık beyanlarının da bu yönde olduğu anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. maddesi gereği hizmet tespitine ilişkin bu tür davaların 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılması gerekmektedir. Aynı maddede; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurum'ca tespit edilemeyen sigortalıların çalıştıklarını, hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilecekleri öngörülmüştür.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacı adına davalı işveren tarafından işe giriş bildirgesinin verilmediği, dönem bordrosunun bulunmadığı ve fotoğraf stüdyosu işyerinden Kurum'a bildirilen herhangi bir çalışma bulunmadığı anlaşıldığından, mahkemece tespitine karar verilen hizmet tarihini izleyen yılbaşı olan 01.01.2003 tarihinden itibaren hak düşürücü süre geçmiştir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
10.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy