MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, kesilen aylığının kesildiği tarihten itibaren tekrar bağlanmasına, aksi yöndeki kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının boşandığı eski eşiyle birlikte yaşamaya devam etmesi ve muvazaalı boşanmış olması sebebiyle babasından almakta olduğu yetim aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile kesildiği tarihten itibaren yeniden aylık bağlanması istemine ilişkindir.
Yerel mahkemece, davacı ve eşinin nüfus kayıtlarında farklı adreslerde kayıtlı oldukları, kurumlardan gelen cevabi yazılar, kolluk araştırmaları, tanık beyanları ve savcılık dosyası birlikte değerlendirildiğinde davacı ile boşandığı eşinin aynı çatı altında karı koca hayatı yaşamadıkları anlaşıldığından, davanın kabulü ile SGK'nın 08/06/2011 tarihli işleminin iptaline karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hakkında verilen boşanma kararı 08/01/2008 tarihinde kesinleşen davacıya 1998 yılında yaşamını yitiren sigortalı babası üzerinden 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu hükümlerine göre hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla bağlanan ölüm aylığının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının belirlendiği gerekçesiyle davalı Kurumca gerçekleştirilen işlemle 27/10/2008 tarihi itibariyle kesilerek, 27/10/2008-06/04/2011 döneminde yersiz ödendiği ileri sürülen aylıklar yönünden borç tahakkuk işleminin tesis edildiği anlaşılmakta olup, mahkemece yapılan yargılama sonunda istem aynen hüküm altına alınmıştır.
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası kanunun 56. maddesidir.
Somut olayda, davacı ...Asliye Hukuk Mahkemesinin 28/11/2007 tarih ve 2007/136 E, 2007/166 K. sayılı ilamıyla anlaşmalı olarak boşanmıştır ve karar 08/01/2008 tarihinde kesinleşmiştir. Davacıya babası nedeniyle 5434 sayılı Kanunun 66, 75 ve devamı maddeleri uyarınca yetim aylığı bağlanmıştır. 19/04/2011 tarihli kontrol memuru raporunda yer alan, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşayarak Kurumdan haksız menfaat temin ettiği yönündeki tespit üzerine yetim aylığı kesilerek, Kurumca, kanunun yürürlüğe girdiği 01/10/2008 tarihinden sonra, 27/10/2008 sonrası ödemeler borç kaydedilmiştir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 59/2. maddesinde “Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir.” hükmü yer almaktadır.
Tanık olarak ifadesi alınan mahalle muhtarı ...'in ifadesinde davacı ve eşinin aynı evde yaşayıp yaşamadıklarını bilmediğini, ancak dışarıda, çarşıda, düğünde beraber dolaştıklarını gördüğünü bildirmiş olması, yine tanık olarak ifadesi alınan ve davacının kardeşi olan ...'ün ifadesinde ablası olan davacı ve eşinin boşandıklarını iki yıl sonra öğrendiğini, maaş almak için mi boşandığını sorduğunda para için yapmadığını kayın validesi ile ilgili problemler nedeniyle boşandığını söylediğini ifade etmiş ise de ablasının boşandığını iki yıl sonra öğrenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olması, 19/04/2011 tarihli SGK Kontrol Memuru Raporunun ekinde bulunan ifadesinde mahalle muhtarı ...'in davacı ve eşinin Şehit ... Sokak No:7/6 ...adresinde beraber oturduklarını, öteden beri beraber yaşadıklarının komşuları tarafından bilindiğini ifade etmiş olması, yine rapor ekinde bulunan Çevre Soruşturma Tutanağında apartman komşularının davacı ve eşinin birlikte yaşadıklarını, ...'ün ...Blok Yönetim Kurulunda bulunduğunu ve zilde isim olarak ... yazılı olduğunu bildirdiklerinin tutanak altına alınmış olması, söz konusu raporda davacı ve eski eşinin aynı adreste birlikte yaşamaya devam ettiklerinin bildirilmiş olması göz önüne alındığında davacı ve boşandığı eşinin fiilen birlikte yaşamaya devam ettikleri sabittir. 5510 sayılı yasının 59/2. maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerli olup Kontrol Memuru Raporunun aksi ispat edilememiştir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulduğunda; davanın reddi gerekirken mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi; usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10/09/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.