MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, ilk kesinti tarihini takip eden aybaşında 31/12/2002 tarihine kadar tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, 01/06/1994-31/12/2002 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasaya göre tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitini istemiştir.
Mahkemece dava açıldıktan sonra dava konusu döneme ilişkin olarak Kurumca kabul edilenler dışında 01/01/1995-30/06/1995, 01/01/1998-31/10/1998, 01/01/1999-31/03/1999, 01/01/2000-31/12/2000 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa kapsamında tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, fazla istemin reddine karar verilmiş ise de, hüküm dosya kapsamındaki belgelere uygun bulunmamaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 Sayılı Yasada, 506 Sayılı Yasanın 79. maddesindeki gibi, geçmiş Tarım Bağ-Kur hizmetlerinin tespitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. Anılan yasanın 5. maddesinde, 7. maddede belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin, kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı belirtilmiştir. Yasanın 10. maddesindeki kayıtlar Kurum tarafından yapılacak olan tescil işlemleri için uygulama alanı bulmaktadır.
Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş kararları; Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi halinde, Bağ-Kur’un prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi, yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğinden, prim tevkifatının yapıldığı tarihi izleyen aybaşından itibaren sigortalı olarak kabulü gerektiği yönündedir.
İlk prim kesintisini izleyen yıllarda prim kesintisi veya ürün tesliminin gerçekleştiğinin belirlendiği durumlarda, bu yıllar için de tespit kararı verilmesi gerekmektedir.
Tarım Bağ-Kur sigortalılığının temel koşulu 2926 sayılı Yasanın 2/1 ve 3/b maddelerinde belirtildiği gibi, tarımsal faaliyette bulunmaktır. Prim tevkifatına dayalı tespit davasında, salt ziraat odası ve kooperatif kaydı gibi belgelerin bulunması, davanın kabulü için yeterli değildir. Tarımsal faaliyetin sürdüğünün, faaliyete ilişkin olarak hangi tarımsal ürünlerin üretildiği, nereye satıldığı veya teslim edildiği gibi hususlar da somutlaştırılarak belirlenmelidir. Prim tevkifatı ve ürün tesliminin, iki yıla kadar olan süre dışında süreklilik arzettiği hallerde de, tarımsal faaliyetin sürekli olduğu kabul edilebilir.
Somut olayda Yerel Mahkemenin Kurumca kabul edilmeyen sürelerde de 01/01/1996 ile 31/12/2000 tarihleri arasında davacının tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak kabulüne ilişkin değerlendirmesi isabetlidir. Ancak 01/01/2001-31/12/2002 tarihleri arasında kalan süreye yönelik davanın reddi hatalı olmuştur. Davacının 04/05/2001 tarihinde Tekel'e ürün teslim ettiği ancak tevkifat yapılmadığı, 11/04/2002 tarihinde ise Sarper firmasına ürün teslim ettiği ve teslim edilen ürün bedelinden tevkifat yapıldığı, davacının 10/10/2000 tarihinde evlenmekle Gencer olan soyadının Şirin olduğu dosyada mevcut bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca nedenleri açıklamaksızın 01/01/2001 ile 31/12/2002 tarihleri arasında kalan döneme yönelik davanın yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde ve özellikle gerekçesi açıklanmaksızın 01/01/2001-31/12/2002 tarihleri arasında kalan süreye yönelik davanın reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 02/07/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.