MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, ilk kesinti tarihini takip eden aybaşından 01/12/2007 tarihine kadar Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı: 01.04.1995 ile 01.12.2007 tarihleri arasında kalan dönemde 2926 sayılı yasaya tabi sigortalı olduğunun tespiti tespitini istemiştir.
Mahkemece Davanın kabulü ile 01.04.1995 ile 01.12.2007 tarihleri arasında kalan dönemde 2926 sayılı yasaya tabi sigortalı olduğunun tespiti tespitine karar verilmiş ve bu karar davalı Kurum vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Yerel Mahkemenin ilk tevkifat tarihini takip eden aybaşı olan 01.04.1995 tarihinden itibaren 2926 sayılı yasa kapsamında sigortalılığın başladığının kabulü ile tevkifat yapılmamakla birlikte 1996 yılında da ürün teslim edildiği anlaşıldığından 31.12.1996 tarihine kadar geçen süreler bakımından davacının tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğuna ilişkin kabulü isabetlidir. 01.01.1997 ile 01.12.2007 tescil tarihi arasında kalan süre bakımından ise mahkemece kurulan hüküm dosya kapsamındaki belgelere uygun bulunmamaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 Sayılı Yasada, 506 Sayılı Yasanın 79. maddesindeki gibi, geçmiş Tarım Bağ-Kur hizmetlerinin tespitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. Anılan yasanın 5. maddesinde, 7. maddede belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin, kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı belirtilmiştir. Yasanın 10. maddesindeki kayıtlar Kurum tarafından yapılacak olan tescil işlemleri için uygulama alanı bulmaktadır.
Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş kararları; Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi halinde, Bağ-Kur’un prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’ sen kayıt ve tescil etmemesi, yasanın kendisine yüklediği re’ sen tescil yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğinden, prim tevkifatının yapıldığı tarihi izleyen aybaşından itibaren sigortalı olarak kabulü gerektiği yönündedir.
İlk prim kesintisini izleyen yıllarda prim kesintisi veya ürün tesliminin gerçekleştiğinin belirlendiği durumlarda, bu yıllar için de tespit kararı verilmesi gerekmektedir.
Tarım Bağ-Kur sigortalılığının temel koşulu 2926 sayılı Yasanın 2/1 ve 3/b maddelerinde belirtildiği gibi, tarımsal faaliyette bulunmaktır. Prim tevkifatına dayalı tespit davasında, salt ziraat odası ve kooperatif kaydı gibi belgelerin bulunması, davanın kabulü için yeterli değildir. Tarımsal faaliyetin sürdüğünün, faaliyete ilişkin olarak hangi tarımsal ürünlerin üretildiği, nereye satıldığı veya teslim edildiği gibi hususlar da somutlaştırılarak belirlenmelidir. Prim tevkifatı ve ürün tesliminin, iki yıla kadar olan süre dışında süreklilik arz ettiği hallerde de, tarımsal faaliyetin sürekli olduğu kabul edilebilir.
Prim kesintisinin bulunmadığı yıllarda, tarımsal faaliyetin saptanması bakımından, ürünlerin ne şekilde değerlendirdiğini ortaya koymak, davacının tarımsal faaliyete elverişli taşınmazlarının bulunup bulunmadığını araştırmak, tarımsal faaliyetin taşınmazların kiralanması suretiyle yürütüldüğü iddia ediliyor ise, bu konuda taşınmazların kimden, hangi yıllar için kiralandığı, hangi tarımsal ürünlerin üretimi için faaliyette bulunulduğu, kiralayan kişinin Tarım Bağ-Kur sigortalılığının bulunup bulunmadığı, kiracının kiralama yoluyla tarımsal faaliyetini yürütmeye elverişli tarımsal alet edevatının bulunup bulunmadığı gibi ayrıntılı araştırma yapmak, gerektiğinde tarımsal faaliyetin yapıldığı iddia edilen dönemdeki muhtar ve azaların bilgilerine başvurmak, özetle, tarım faaliyetinin devam edip etmediğini hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde ortaya koymak ve sonucuna göre hüküm kurmak gerekir.
Mahkemece, yukarıda belirtilen hususlara uygun ayrıntılı araştırma yapılmadan ve özellikle davacının son kez ürün teslim ettiği yılsonu olan 31.12.1996 tarihinden sonra 01.01.1997-01.12.2007 tarihleri arasında kalan dönemde davacıdan pirim kesintisi olduğuna ilişkin bilgi ve belge bulunmadığı halde, ziraat oda kaydı ve tanık anlatımları dikkate alınarak 01.01.1997-01.12.2007 tarihleri arasında kalan süreyi de kapsar biçimde tespite karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 25/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy