MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların tüm, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 13.06.2003 tarihinde iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece; Kusurun tüzel kişilik olarak şirkete verilebileceği, şirket adına hareket eden davalı ...’a şirketten bağımsız kusur verilemeyeceğinden bahisle davalılardan ...’a ve mirasçılarına yönelik davanın reddine, Davacıların maddi tazminat istemlerinin kısmen kabulü, manevi tazminat istemlerinin ise kabulü ile hüküm altına alınan tazminatların davalılardan ... ve ... Plastik AŞ’den tahsiline karar verilmiş ve bu karar süresinde davacı ve davalı taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Zararlandırıcı olaya maruz kalan işçinin, davalılardan ... emrinde çalışmakta iken işverenin üstlendiği davalı ... Ambalaj AŞ tarafından alınan ağaçların kesim ve nakliye işinin yapılması sırasında işaretlemesini yaptığı ağacın dönen dalının başına çarpması sonucu öldüğü dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işveren, işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu olay tarihinde yürürlükte bulunan İş Kanununun 77.maddesinin açık buyruğudur.
Olayla ilgili olarak kesinleşen ceza davasında; kazalıya 3/8, kesim ve nakliye işini üstlenen ...’e 3/8 ve Asıl işveren olarak ... Plastik AŞ yetkili ...’a 2/8 oranında kusur veren kusur raporu hükme esas alınmam suretiyle sanıklar ... ile ...’in mahkumiyetine, sanık İbrahim Kara’nın ise beraatına karar verilmiştir.
Hükme esas alınan 11.10.2010 tarihli bilirkişi raporunda, işveren şirkete % 40, ...’a % 10, ...’e % 20 ve kazalıya ise % 30 oranında kusur verildiği görülmektedir. Hal böyle olunca ceza davasında mahkûm olan ve isabetli biçimde hukuk davasında da bir miktar kusur verilen ...’a ve giderek mirasçılarına yöneltilen davanın kabulüne karar verilmek gerekirken şirket adına hareket edildiğinden şirketten bağımsız kusur verilemeyeceğinden bahisle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Öte yandan iş kazası sonucu ölüm nedeniyle açılan tazminat davalarında, hüküm altına alınan tazminatlara uygulanacak faizin zararın meydana geldiği ölüm tarihinden itibaren yürütüleceği, haksız eylem sonucu ölümle birlikte zarar veren bakımından temerrüt düşüldüğünün kabulünün gerektiği dairemizin ve giderek Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarındandır. Hal böyle olunca da davanın niteliğine göre, hüküm altına alınan tazminatlara uygulanacak faizin ölüm tarihi olan 13.06.2003 tarihinden itibaren başlatılması gerekirken,, hüküm altına alınan manevi tazminatlar ile davacılardan Mecbure Aydar yararına hükmolunan maddi tazminat bakımından faizin 13.06.2006 tarihinden itibaren faize karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davalılara yükletilmesine, 05/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy