MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, yetim aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline, kesildiği tarihten itibaren tekrar bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının boşandığı eski eşiyle birlikte yaşamaya devam etmesi ve muvazaalı boşanmış olması sebebiyle babasından almakta olduğu yetim aylığının durdurulması ve yersiz ödeme gerekçesiyle adına borç çıkarılmasına dair kurum işleminin iptali ile kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması istemine ilişkindir.
Yerel mahkemece, davacının davasının kabulüne, davacıya babasından dolayı bağlanan yetim aylığının kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptaline, maaşın kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması gerektiğinin tespitine ve bağlanan maaşların ödeme tarihine kadar yasal faiz ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hakkında verilen boşanma kararı 15/09/2009 tarihinde kesinleşen davacıya ölü olan sigortalı babası üzerinden hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla bağlanan ölüm aylığının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının belirlendiği gerekçesiyle davalı Kurumca gerçekleştirilen işlemle 01/10/2009 tarihi itibariyle kesilerek yersiz ödendiği ileri sürülen aylıklar yönünden borç tahakkuk işleminin tesis edildiği anlaşılmakta olup, mahkemece yapılan yargılama sonunda istem aynen hüküm altına alınmıştır.
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası kanunun 56. maddesidir.
Somut olayda, davacı Adana 2. Aile Mahkemesinin 02/07/2009 tarih 2009/654 Esas ve 2009/631 Karar sayılı ilamıyla anlaşmalı olarak boşanmıştır ve karar 15/09/2009 tarihinde kesinleşmiştir. Davacıya babası nedeniyle yetim aylığı bağlanmıştır. 29/01/2010 tarihli kontrol memuru raporunda yer alan, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşayarak Kurumdan haksız menfaat temin ettiği yönündeki tespit üzerine yetim aylığı bağlanış tarihi olan 01/10/2009 tarihi itibariyle kesilerek, Kurumca, yapılan ödemeler borç kaydedilmiştir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 59/2. maddesinde “Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir.” hükmü yer almaktadır.
29/01/2010 tarihli Kontrol Raporunda yapılan çevre soruşturmasında apartman komşuları ve apartman altında bulunan işyerlerinin davacı ve eşinin birlikte yaşadığını bildirdikleri, apartman girişindeki kapı zilinde davacının boşandığı eşi ...'nun isminin yazılı olduğu bildirilmiş olup raporun ekinde ifadeleri bulunan komşu ... ve apartman görevlisi ... adreste davacı ve eşi ile bekar oğullarının kaldığını, beraber yaşadıklarını ve ayrıldıklarını duymadıklarını söylemişlerdir.
Nüfus Müdürlüğünün yazısında davacının eşi ...'nun 04/01/2010 tarihinde ... Mah 60064 Sok No 17/19 adresini bildirdiği, 04/05/2010 tarihinde ... Mah 63010 Sok No 15/7 adresini bildirdiği, davacının ise 26/01/2007 TUİK beyanına göre ... Mah 63010 Sok ... Apt No 15/7 adresinde yaşadığı belirtilmiş olup 29/07/2010 tarihli nüfus kayıt örneğine göre davacı, boşandığı eşi ve müşterek çocukları ... yerleşim yeri adresi ... Mah 63010 Sok No 15/7 .... Bu adreste bulunan elektrik aboneliği 14/01/1991 tarihinde davacının eşinin adına açılmış olup Kontrol Raporunun düzenlenmesinden sonra 05/06/2012 tarihinde kapatılmıştır ve aynı tarihte davacının adına olan abonelik başlamıştır.
Tüm bu hususlar ve 29/01/2010 tarihli Kontrol Raporu birlikte değerlendirildiğinde davacı ve boşandığı eşinin fiilen birlikte yaşamaya devam ettikleri sabittir. 5510 sayılı yasının 59/2. maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerli olup Kontrol Memuru Raporunun da aksi ispat edilememiştir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulduğunda; davanın reddi gerekirken mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi; usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 24/10/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy