MAHKEMESİ:Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, iş kazası sonucu yaşamını yitiren sigortalı ... haksahibi olan eşi ve 2 çocuğunun maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, "Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı'nın davacıların murisinin öldürülmesine ilişkin halen derdest olan dosyasında faillerin henüz bulunamadığı, sözkonusu olayda ölüm olayı ile davalı işveren arasında bağlantı olduğu hususunda bilgi ve iddia da bulunmadığı " hususları gerekçe gösterilmek suretiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; davacıların murisinin ölümü neticesini doğuran zararlandırıcı olayın Kurum tarafından iş kazası olarak kabul edildiği, murisleri olan sigortalı işçinin iş kazası neticesinde ölümü nedeniyle davacılara SGK tarafından aylık bağlandığı anlaşılmış olup, mahkemece kusur raporu alınmaksızın, davalı ile meydana gelen olay arasında illiyet bağına ilişkin bilgi ve iddia olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İş kazalarında olay, İş Hukuku ve sosyal güvenlik ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmeye tabi tutulmalıdır. İşverenin iş kazası sonucu meydana gelen zarar nedeniyle hukuki sorumluluğu yasa ve içtihatlarla belirlenmiş olan ayrık haller dışında ilke olarak iş aktinden doğan işçiyi gözetme ( koruma ) borcuna aykırılıktan kaynaklanan kusura dayalı sorumluluktur. İnsan yaşamının kutsallığı çerçevesinde işverenin işçilerin sağlığını ve güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanunu'nun 77. maddesinin açık buyruğudur.
İş kazasından doğan tazminat davalarının özelliği gereği, İş Kanunu'nun 77. maddesinin öngördüğü koşulları göz önünde tutarak ve özellikle işverenin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü'nün ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelenmek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmelidir. (Hukuk Genel Kurulunun 16.06.2004 gün ve 2004/21-365 E.-369 K.sayılı kararı da aynı yöndedir )
Bu açıklamalardan olarak somut olayda, sigortalının ölümü neticesini doğuran zararlandırıcı olay bir iş kazası olduğuna göre, mahkemece kusur raporu alınmaksızın davanın reddine karar verilmesi hatalıdır. Başka bir anlatımla, işverenin kusurlu olup olmadığı, varsa kusur oranı, uzman bilirkişiler tarafından düzenlenecek kusur raporu ile tespit edileceği yönü tartışmasız olup, mahkemece hakimlik mesleğinin gerektirdiği, genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olmayan, özel ve teknik bilgiyi gerektiren konuda bilirkişiye gitmeden, ölüm olayı ile davalı işveren arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı re'sen irdelenmek suretiyle bilirkişi yerine geçilerek sorunun çözümlediği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, Kanununun 77. maddesi ile yönetmelik hükümleri göz önünde tutularak yöntemince iş güvenliği uzmanlarından oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetinden oluşan bilirkişi kurulundan kusur raporu alınarak çıkacak sonuca göre, TBK 55. maddesi de gözetilerek hesap yaptırılarak yeniden bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın reddi yönünde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının inçelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, 04/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi