MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı ile davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 12.04.2006 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ölen ... ’ın hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemenin 25.05.2011 tarihli önceki kararının taraflarca temyizi üzerine, Dairemizin; 22.03.2012 gün ve 2011/8915Esas, 2012/4280Karar sayılı kararı ile; davacıların tüm, davalının sair temyiz itirazları reddolunarak, davacılardan ...’ın 08.07.2009 tarihinde evlenmekle babasının desteğinden çıkacağının göz ardı edilerek evli olduğu dönemi de kapsar biçimde destekten yoksun kalma zararı hesaplanmasının isabetsiz olduğu ile usulünce açılmış bir dava olmadığı halde manevi tazminat istemine ilişkin ıslaha değer verilmesinin isabetsiz olduğundan bahisle davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacı çocukların maddi zararları sigorta tahsisleri peşin sermaye değeri ile karşılandığından maddi tazminat istemlerinin reddine, davacı eş ... bakımından ise taleple bağlı olarak maddi tazminat isteminin kabulüne, ayrıca dava açma hakkı saklı kalmak üzere manevi tazminat ilişkin ıslah isteminin reddine karar verilmiş ve bu karar süresinde davacı ve davalı taraf vekillerince temyiz olunmuştur.
Mahkemenin manevi tazminata ilişkin ıslah isteminin reddi ile davacı çocuklar bakımından maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kararı yerindedir. Davacı eş ...’ın maddi tazminat isteminin kabulü ise hatalı olmuştur.
Gerçekten davacı ...’ın maddi tazminat isteminin reddine ilişkin önceki karar taraflarca temyiz edilmiş ve Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonunda davacıların tüm temyiz itirazları reddolunarak davalı taraf yararına bozulmuştur. Dairemiz bozma ilamına uyulmakla davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu açıktır. Hal böyle olunca da davacı ... bakımından da maddi tazminat isteminin reddi gerekirken, yazılı şekilde maddi tazminat kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Her ne kadar mahkemece 6098 sayılı Yasanın 55. maddesinin uygulanmasının kamu düzenine ilişkin olduğu ve bunun usuli kazanılmış hakkın bir istisnası olduğu kabul edilmiş ise de bu uygulama ancak kesinleşmeyen olgular bakımından kabul edilebilir. Kesinleşen olgularda ise uygulama yeri bulması söz konusu olamaz. Zira aksinin kabulü temyizin, temyiz edenin aleyhine sonuç doğurması anlamına gelir. Hukuk düzeninin buna cevaz vermeyeceği de ortadadır. Kararı temyiz eden ve lehine esastan bozulan tarafın bozmadan sonra durumunun önceye göre ağırlaşmasına müsaade edilmesi, kararın temyiz edilmesi nedeniyle temyiz edenin cezalandırılması sonucu doğurur. Böyle bir durumun kabulü hukukça ve yasaca mümkün değildir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde ve özellikle maddi tazminat isteminin reddine ilişkin önceki karara yönelik davacı ...’ın temyiz itirazlarının reddolunarak kararın davalı yararına bozulduğu ve ...’ın maddi zararının karşılandığına ilişkin olgunun kesinleştiği göz ardı edilerek davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hak ihlal eder biçimde yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davalının sair temyiz itirazlarının ilerde incelenmesine, yükletilmesine, 05/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.