MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı ve davalılardan ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Davacı vekilinin temyizi yönünden;
Hüküm, İş Mahkemesinden verilmiştir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 8.maddesi hükmüne göre ise İş Mahkemelerinden verilmiş bulunan nihai kararların 8 gün içinde temyiz olunması gerekir. Öte yandan, iş mahkemesince verilen kararların katılma yoluyla temyizine ilişkin yasada hüküm de bulunmamaktadır.
Olayda hüküm, 07.05.2013 tarihinde temyiz eden davacı vekilinin yüzüne karşı tefhim edilmiş, temyiz ise 11.07.2013 tarihinde vukubulmuştur. Şu duruma göre davada 8 günlük temyiz süresi fazlası ile geçmiştir.
O halde, 1.6.1990 Tarih ve 1989/3 E. 1990/4 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı da gözönünde tutularak davacı vekilinin temyiz dilekçesinin süre aşımı yönünden reddi cihetine gitmek gerekmiştir.
2-Davalı ... Yapı ve ... San. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Dava, iş sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece; 25.234,94TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 29.01.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ... Yapı ve ... San. Ltd. Şti.’den tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı ... İnş. Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kusurun aidiyeti ve oranı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, tazminat miktarının belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.
Somut olayda, hükme esas bilirkişi hesap raporunda geçici iş göremezlik dönemine ilişkin zarar miktarı ile sürekli iş göremezlik dönemine ilişkin zarar miktarının ayrı ayrı hesaplandığı, sürekli iş göremezlik dönemine ilişkin zarar miktarının hesaplanmasında, aktif ve pasif döneme ilişkin zarar miktarları toplamından öncelikle davacı sigortalının ortak kusuru tenzil edildikten sonra sürekli iş göremezlik oranının tenzil edilmesi ile maddi tazminat miktarının tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş; davacı sigortalının sürekli iş göremezlik dönemine ilişkin zarar miktarının tespit edilmesinde, aktif ve pasif döneme dair zarar miktarları toplamından öncelikle davacının sürekli iş görmezlik oranına isabet eden kısmının hesaplanması ile bulunan miktardan ortak kusuruna isabet eden kısmının tenzil edilerek sonuca gidilmesinden ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle, BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine
19.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy