MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, yersiz olarak ödenen 25.500,00 TL'nin faiziyle iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacıya ait işyerinde yapılan denetim sonucunda düzenlenen rapora göre işyerinde fiili olarak çalıştığı tespit edilen iki sigortalının personel defterinde işe girdiği belirtilen tarihlerde Kuruma bildirilmediği gerekçesiyle Kurumca resen tahakkuk ettirilen prim ve gecikme zammı borcu ile idari para cezası ve ferilerine karşılık Kurum tarafından 11.02.2009 tarih ve 6779 sayılı yazı ile davacının Kurumdan olan alacağından yersiz olarak kesilen 25.500,00TL'sının istirdadı ile alacağa dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Yasanın (4958 sayılı Yasanın 37.maddesi ile değişik) 79. maddesinin 13. fıkrası ve 5510 sayılı Yasanın (5754 sayılı Yasa’nın 50 maddesi ile değişik) 86/c-7 fıkrası uyarınca; işverenin tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren 1 ay içinde ilgili kurum ünitesine itiraz edilebileceği, itirazın reddi halinde, işverenin kararın tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde yetkili mahkemeye başvurabileceği hükmü öngörülmüştür.
Öte yandan, 09.05.2007 tarihli 5655 sayılı Yasanın 2.maddesi ile değişik 506 sayılı Yasa'nın 140. maddesinin son fıkrasınca ;İdarî para cezaları ilgiliye tebliğ edilmekle tahakkuk eder ve tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde Kuruma ödenir veya aynı süre içinde Kurumun ilgili ünitesine itiraz edilebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurumca itirazı reddedilenler, kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesine başvurabilirler. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idarî para cezası kesinleşir. Mahkemeye başvurulması cezanın takip ve tahsilini durdurmaz. Tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde Kuruma ödenmeyen idarî para cezaları, bu Kanunun 80 inci maddesi hükmü gereğince hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte tahsil edilir. İdarî para cezalarının, Kuruma itiraz ve yargı yoluna başvurulmaksızın tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde ödenmesi halinde, bunun dörtte üçü tahsil edilir. Peşin ödeme, idarî para cezalarına karşı Kuruma itiraz etme veya yargı yoluna başvurma hakkını etkilemez. Ancak, Kurumca itirazın reddedilmesi veya mahkemece Kurum lehine karar verilmesi halinde, daha önce tahsil edilmemiş olan dörtte birlik ceza tutarı, 80 inci madde hükmü de dikkate alınarak tahsil edilir.
Diğer yandan, uyuşmazlıkların çözüm yeri başlıklı 506 sayılı Yasanın 134.maddesine göre ise, bu kanunun uygulanmasından doğan uzlaşmazlıklar, yetkili iş mahkemelerinde veya bu davalara bakmakla görevli mahkemelerde görülür.
Somut olayda, davacı adına işlem gören işyerine ...'nın işe giriş tarihi 13.05.2004 olduğu halde 17.07.2004 olarak bildirildiği için 423,00TL İPC uygulandığı,05.04.2005 tarihinde davacıya tebliğ edildiği,15.04.2005 tarihinde itiraz edildiği,28.04.2005 tarihinde itirazın reddine karar verildiği,ayrıca 2004/5,6,7.aylara ait aylık sigorta primleri bildirgelerinin ve aylık prim ve hizmet belgelerinin verilmemesi nedeniyle davacıya 3.933,90TL İPC uygulandığı,13.06.2005 tarihinde davacıya tebliğ edildiği,27.06.2005 tarihinde itiraz edildiği,19.08.2005 tarihinde itirazın reddine karar verildiği,bunun üzerine Kırıkkale İdare Mahkemesinde açılan davada SCM'nin görevli olduğu gerekçesiyle 23.12.2005 tarihinde davanın görev yönünden reddine karar verildiği,ancak sonucunun belli olmadığı,davacı adına işlem gören işyerine ... işe giriş tarihi 09.08.2004 olduğu halde 27.12.2004 olarak bildirildiği için 444,15TL İPC uygulandığı,20.10.2005 tarihinde davacıya tebliğ edildiği,itiraz edip etmediğine ilişkin belgenin dosyada olmadığı,yine 2004/8-12.aylara ait aylık sigorta primleri bildirgelerinin ve aylık prim ve hizmet belgelerinin verilmemesi nedeniyle davacıya 6.795,90TL İPC uygulandığı,16.09.2005 tarihinde davacıya tebliğ edildiği,itiraz edip etmediğine ilişkin belgenin dosyada olmadığı,Kurumun 22.05.2012 tarihli yazısına göre davacının bu davadan başka dava açmadığı,borçlarını ödemesi nedeniyle dosyanın işlemden kaldırıldığının bildirildiği anlaşılmaktadır.Hal böyle olunca, dava, Kurumca tahakkuk ettirilen ve davacı tarafın Kurumdan olan alacağından kesilen prim ve idari para cezası borcunun istirdadı istemine ilişkin olup 506 sayılı Yasanın 134.maddesine göre uyuşmazlığın çözüm yeri iş mahkemesidir.Bu nedenle davacının işyerinde çalıştırdığı iki işçinin işe giriş tarihini olması gerekenden geç bildirdiği için davacı hakkında İPC uygulandığı, davacının bu İPC dan ... için uygulananlara itiraz edip itirazının reddine karar verildiği,red kararına karşı İdare Mahkemesinde açtığı davanın görev yönünden reddedildiği, dava dilekçesinden anlaşıldığı üzere Sulh Ceza Mahkemesine açılan davada da verilen görevsizlik karar üzerine dosyanın uyuşmazlık Mahkemesine gittiği anlaşıldığı halde bu davanın sonucu araştırılmadan, yine Kurumun 11.02.2009 tarihli yazısından davacının Kurumda doğması muhtemel alacaklarının 25,500,00TL'lik kısmına Kırıkkale İl Müdürlüğünün 15.12.2008 tarihli haciz bildirisi ile haciz konulduğu ve bu nedenle davacının alacaklarından 25.500,00TL kesinti yapıldığı anlaşıldığı ve bu yazının dayanağı olan haciz bildirisinde borcun 2007/10809-10814 takip nolu 2004/8-2006/8.aylara ait prim,işsizlik sigortası primi ve damga vergisi ile İPC borcundan kaynaklandığı anlaşıldığı halde bu takiplerin konusu olan ödeme emirlerinin davacıya ne zaman tebliğ edildiği ve bunlara karşı süresi içinde dava açılıp açılmadığı araştırılmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 06.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.