MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, Kurumca silinen hizmetlerinin geri verilmesini ve isabet eden prim borçlarının taksitlendirilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde konusu kalmayan davanın esası hakkında karar vermeye yer olmadığına karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı,6111 sayılı Yasadan yararlanmak için yaptığı başvurunun kabul edilerek borcunun taksitlendirildiğini,taksitlerin bir kısmını zamanında ödeyemediğini,kuruma başvurduğunda Kurumun taksitlendirmeyi iptal edip yaptığı ödemeleri borcuna mahsup ettiğini ve 1.12.1992 den başlayan sigortalılığının silindiğini belirterek ,iptal edilen hizmetlerinin geri verilmesini ve bu hizmetlere isabet eden prim borçlarının taksitlendirilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davacının gerçekte hizmetinin silinmesi ya da iptalinin söz konusu olmadığı,davacının 5510 sayılı Yasanın ek 17. maddesi gereğince hareket etmesi gerektiği ancak bu şekilde başvurusu bulunmadığı gerekçesiyle davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Dosyadaki belgelerden davacının 12.11.1992 tarihinde muhtar kaydına istinaden resen tescilinin yapıldığı ve takip eden ay başı olan 01.12.1992 itibariyle tarım bağkur kaydının başlatıldığı,davacının 6.9.2012 tarihli tarım sigortalı bilgileri başlıklı belgede 19.yıl 10 ay 12 gün hizmeti göründüğü, 10.09.2012 tarihli belgede ise 4 yıl 5 ay hizmeti göründüğü, SGK nun 26.12.2012 tarihli yazısından 5510 sayılı kanun gereği 17. maddesine göre 30.04.2008 tarihi itibariyle 60 ayı geçen borcu bulunduğundan tescil tarihi itibariyle sigortalılığının durdurulduğu ve 1.5.2008 tarihinde yeniden başlatıldığı,Kuruma ek 17 ihya talebinde müracaatı halinde tescil tarihi ile 30.04.2008 tarihleri arası borcunu ödemesi halinde hizmet alabileceğinin bildirildiği anlaşılmaktadır. 06.04.2013 tarihli bilirkişi raporunda ,davacının 5510 sayılı yasanın ek 17. maddesi gereği yapılması gerekli başvuru yapılmadan 6111 sayılı yasa kapsamında talep ettiği yapılandırma işleminin kabul edilerek davacının borcunun yapılandırıldığı ve ilk üç taksidin alındığı,ancak davacının borcun tamamını ödemediği için yapılandırma işleminin geçersiz hale geldiği ve davacının ödemiş olduğu primlerin iadesi gerektiği,davacının sigortalılığının durdurulduğu,iptalinin söz konusu olmadığı,davacının ek 17 kapsamında ihya talep ederek borçlarını ödemesi halinde tarım sigortalılığının geçerli olacağı kanaati bildirilmiştir.
Kurum davacının 25.12.2012 tarihli belgede borcunun kalmadığını bildirmişse de davacının yaptığı ödemelerin rızai ödeme mi yoksa sosyal güvenlik hakkından yararlanmak için yapılmış mecburi ödeme mi olduğu araştırılarak, mecburi ödeme ise 6111 sayılı Kanuna göre taksitlendirilen borcunu süresinde ödemeyenlerle ilgili 6322 sayılı Kanun hükümlerine göre davacının başvurusu olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 04/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy