(506 S. K. m. 79) (YHGK 16.06.1999 T. 1999/21-510 E. 1999/527 K.) (YHGK 03.11.2004 T. 2004/21-480 E. 2004/579 K.)
Dava: Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan kurum vekili ve M. tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Dava, davacının 01.11.2002-15.07.2010 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının 29.06.2005-15.07.2010 tarihleri arasında davalı M.'ya ait işyerinde 4-a eski SSK kapsamında asgari ücret ile çalıştığının tespitine, bildirilmeyen çalışmaların SGK' ya tesciline, karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 79. maddesi bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları ya da komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.09.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 03.11.2004 gün 2004/21-480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; nizalı dönemde davalı adına yasa kapsamına alınmış işyerinin bulunmadığı, davalının beyanından; eşinin adına aldığı tarlada çiftlik kurdukları, amca oğlu olan davacı ile kar ortağı oldukları, davalının 08.11.2005-20.01.2010 tarih aralığında ziraat oda kaydının bulunduğu, 06.07.2011 tarihinde davalı ve eşi adına 10... sicilli CL.İnş. Madencilik Tarım Gıda Ltd. Şti'nin beton direk dikimi ve tel çit çekimi işyerinin yasa kapsamına alındığı, dinlenen davacı tanık beyanlarından ise davacının davalı işyerinde çoban olarak çalıştığı, davalı eşinin 6850 m2 ve 9200 m2'lik tarlaları 29.06.2005 tarihinde satın aldığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda; davacının davalı işyerinde hizmet akdi ile mi yoksa ortak olarak mı çalıştığı anlaşılamamakla birlikte dinlenen davacı tanıkları beyanları da hükme esas almaya elverişli ve yeterli değildir. Davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği, bu nedenle araştırmanın özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği düşünülerek fiili çalışmanın varlığı yöntemince araştırılmadan eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Yapılacak iş, hizmet akdinin ayırıcı ve belirleyici özelliği olan zaman, bağımlılık ve ücret unsurlarının da dikkate alınarak davacının davalı iş yerinde hizmet akdi ile mi yoksa ortak olarak mı çalıştığının açıklığa kavuşturularak, kuzu, keçi satımı ve yem alımı ile ilgili faturalara istinaden çiftlikteki hayvanların sahibinin kim olduğunun ve davacının çalışmalarının zabıta tahkikatıyla saptanacak komşu köy halkından, komşu tarla sahiplerinden sorularak, hatta köy veya civarındaki veterinerlerdeki kayıtlardan tespit olunarak davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip, sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı M.'ya iadesine 05.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy