MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici sebepler ile temyiz kapsam ve nedenlerine göre, davalı .... Tic. Ltd. Şti.’nin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, sigortalının iş kazasından vefatı nedeniyle yakınlarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı eş yararına 115.910,01 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi, davacı çocuk ... yararına 15.084,18 TL maddi ve 17.000,00 TL manevi, davacı çocuk ... yararına 35.411,71 TL maddi ve 17.000,00 TL manevi, davacı anne yararına 1.000,00 TL maddi ve 8.000,00 TL manevi, davacı baba yararına 1.000,00 TL maddi ve 8.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; davacıların yakını ... Çoşkun’un asıl işveren ... San. Tic. Ltd. Şti’ye ait inşaatta kalıp işlerinde yardımcı elaman olarak çalışmakta iken iş kazası sonucu vefat ettiği, hükme esas kusur raporunda müteveffa işçinin % 10 oranında müterafik kusuru bulunduğunun belirtildiği, hükme esas bilirkişi hesap raporunda davacı vekili ve tanık beyanına göre sigortalının günlük 35,00 TL ücret aldığı esas alınarak asgari ücretin 2.20 katı üzerinden yapılan hesaplama sonucu tespit edilen zarar miktarlarından Mahkemece davacı eş ve çocuklara Kurumca bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin tamamının tenzil edilmesi ile sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.
Tazminatın saptanmasında ilke olarak sigortalının maddi zararı hesaplanırken öncelikle tazminat hesabını doğrudan etkileyecek olan sigortalının gerçek ücretinin açıkça saptanması gerekmektedir. Gerçek ücretin ise işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarından saptanacağı, işçinin imzasının bulunmadığı işyeri ve sigorta kayıtlarının nazara alınamayacağı, işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarının bulunmaması durumunda işçinin yaşı, kıdemi, mesleki durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret gözönünde tutularak belirlenmesi gerektiği, Dairemizin giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Somut olayda, imzalı ücret bordroları bulunmadığın, işverence sunulan Şubat/2008 yılına ilişkin imzasız ücret bordrosunun asgari ücret seviyesinde olduğunun anlaşılması ile, müteveffa sigortalının yaptığı işin niteliği ile yaşı ve kıdemi dikkate alındığında Mahkemece, bilirkişi hesap raporunda asgari ücret üzerinden yapılan maddi tazminat hesabı hükme esas alınarak sonucu gidilmesi gerekirken, asgari ücretin 2.20 katı üzerinden yapılan hesaplama esas alınarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı tarafın bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılardan ... 'ne iadesine, 03.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy