MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, murisi, iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahipleri olan iki kardeşinin manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, davacı kardeşler Mahmut ve Hasan hakkında ayrı ayrı 5.000'er TL manevi tazminatın sigortalının ölüm tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece kurulan hüküm, süresinde davacılar vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İşbu dava dosyasının, birlikte gönderildiği Tavşanlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/148 E, 2013/1239 K sayılı ve 04/07/2013 günlü ana dava dosyası ile birlikte incelemesi neticesinde; ana dava dosyası üzerinden hüküm kurulurken, ana dava dosyasının davacısı olan kardeşler Mahmut ve Hasan'ın manevi tazminat istemlerine ilişkin olumlu veya olumsuz karar verilmediği; sözkonusu hatanın fark edilmesi üzerine usulüne uygun şekilde açılmış ve harçlandırılmış bir dava ve usulünce verilmiş tefrik kararı bulunmadığı halde; mahkemece, işbu dava dosyasının davacı kardeşler ... ve ... manevi tazminat talepleri yönünden, esas defterine re'sen kaydı yapılarak, davacı kardeşler ... ve ... manevi tazminat istemlerine ilişkin hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Bu karar usul ve yasaya aykırı olup, Tavşanlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/148 E, 2013/1239 K sayılı ve 04/07/2013 tarihli ana dava dosyasında verilen kararın da Dairemizce bozulduğu dikkate alındığında, yapılacak iş; işbu dosyanın, esas dava dosyası olan Tavşanlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/148 E, 2013/1239 K sayılı ve 04/07/2013 tarihli ana dava dosyası ile birleştirilmesi suretiyle esas dava dosyası üzerinden hüküm kurulmasından ibarettir.
O halde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan bozma nedenine göre sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 26/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.