MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, murisi iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacılar ve davalılardan ... vekillerince ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahipleri olan anne-babasının maddi ve manevi tazminat istemleri ile yedi kardeşinin manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, davacı anne Nesibe için, maddi zararı kurumca bağlanan gelir ile karşılandığından maddi tazminat talebinin reddi ile 15.000 TL manevi tazminatın; davacı baba ... için 13.163,08 TL maddi ve 15.000 manevi tazminatın, davacı kardeşler ..., ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 5.000'er TL manevi tazminatın ölüm tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalırdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
1- Destek kavramı hukuki bir ilişkiyi değil fiili bir durumu ifade eder. Ne hısımlığa ve ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanmaz.Bu yönüyle davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasa'nın değişik 24. maddesidir ve bu madde kapsamına göre haksahibinin ölen sigortalının desteğinde kabul edilebilmesi için 2022 sayılı Kanuna göre bağlanan aylık hariç olmak üzere Kurumdan her ne ad altında olursa olsun gelir veya aylık almaması gerekir.
Oysa dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; davacı baba ... Kurumdan yaşlılık aylığı aldığı ve bu nedenle Kurumun bu davalıya ölen çocuğundan ötürü iş kazası sigorta kolundan tahsisinin bulunmadığı anlaşıldığı halde; davacı baba ... hakkında destekten yoksun kalma tazminatına hükmedildiği anlaşılmış olup, sözkonusu hüküm, bu haliyle usul ve yasaya aykırıdır.
2- Öte yandan, dosya içerisindeki kusur raporları incelendiğinde ise; 24/09/2012 tarihli tamamı trafik-iş güvenliği uzmanı olan üç makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen kusur raporunda davacıların murisi olan ölen işçi ... %75 oranında; davalı alt işveren ... . Taah. Tic. Pazarlama Ltd. Şti'nin %25 orarında kusurlu oldukları; davalı üst işveren ... İnş.Aş.'nin kusursuz olmakla birlikte 4857 sayılı Yasanın 2. maddesi uyarınca alt işveren ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğu; dava dışı kamyon şoförü ... kusursuz olduğu belirtilmiştir; tarafların itirazı üzerine biri trafik-iş güvenliği uzmanı; ikisi iş güvenliği uzmanı üç makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 14/02/2013 tarihli kusur raporunda ise; ilk rapor ile tamamen çelişecek şekilde; ölen ... %25 oranında; davalı alt işveren ... İnş. Taah. Tic. Pazarlama Ltd. Şti'nin %40 orarında; davalı üst işveren ... İnş. Aş.nin %25 oranında; dava dışı şoför ... ise %10 oranında kusurlu olduğu tespitlerine yer verilmiş olup, tarafların iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğine yönelen itirazları 01/04/2013 tarihli ara karar ile, "iş güvenliğinin işçilerin kendi dikkatine bırakılamayacağı kuralı gereği, 14/02/2013 tarihli ikinci raporun benimsendiğinden" bahisle, mahkemece reddedildiği anlaşılmıştır.
İş kazalarında olay, İş Hukuku ve sosyal güvenlik ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmeye tabi tutulmalıdır. İşverenin iş kazası sonucu meydana gelen zarar nedeniyle hukuki sorumluluğu yasa ve içtihatlarla belirlenmiş olan ayrık haller dışında ilke olarak iş aktinden doğan işçiyi gözetme ( koruma ) borcuna aykırılıktan kaynaklanan kusura dayalı sorumluluktur. İnsan yaşamının kutsallığı çerçevesinde işverenin işçilerin sağlığını ve güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanunu'nun 77. maddesinin açık buyruğudur.
İş kazasından doğan tazminat davalarının özelliği gereği, İş Kanunu'nun 77. maddesinin öngördüğü koşulları göz önünde tutarak ve özellikle işverenin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü'nün ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelenmek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmelidir. (Hukuk Genel Kurulunun 16.06.2004 gün ve 2004/21-365 E.-369 K.sayılı kararı da aynı yöndedir )
Somut olayda, alınan iki kusur raporunda aynı olay nedeniyle farklı değerlendirmelerin yapıldığı ve açık çelişkinin oluştuğu ortadadır. Oysaki tazminat davalarında taraflar kusurunun aidiyeti ve dağılımı hiç bir tereddüt kalmayacak şekilde tespit olunmalıdır. Hal böyle olunca Mahkemece yukarıda belirtilen kusur raporları arasındaki çelişki giderilmeden ve mahkemece hakimlik mesleğinin gerektirdiği, genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olmayan, özel ve teknik bilgiyi gerektiren konuda yeniden bilirkişi incelemesine başvurulmaksızın re'sen irdeleme yapılıp, bilirkişi yerine geçilerek sorunun çözümlenmesi ve eksik araştırma ile neticeye varılması usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Yapılacak iş; iki kusur raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi noktasında, içerisinde trafik iş güvenliği uzmanı da bulunan konularında uzman ehil makine mühendisi bilirkişilerden oluşan üçüncü bir bilirkişi heyetine konuyu yeniden inceletmek ve tüm delilleri bir arada değerlendirip sonuca göre karar verilmesinden ibarettir.
3-Ayrıca üçüncü bir husus olarak; davacıların murisi olan ölen işçi ... manevi tazminat davası açan yedi kardeşinden beşi hakkında manevi tazminata hükmedilmiş olup, davacı kardeşler ... ve ... manevi tazminat istemlerine ilişkin olarak olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmaması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle bozma nedenine göre sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 26/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy