MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı ile davalılardan ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, 08.09.2003 tarihindeki iş kazasında %12 oranında sürekli iş göremezliğe maruz kalan sigortalının maddi vemanevi zararlarının giderilmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, 12.036,11TL maddi-7.000,00TL manevi tazminatın davalı ...'den tahsiline karar verilirken diğer davalı ... aleyhine açılan davaların reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden, davaya konu zararlandırıcı sigorta olayının Kurum tarafından iş kazası olarak kabul edildiği, kaza nedeniyle sigortalının %12 oranında iş göremezliğe uğradığı, kazaya dair ceza soruşturması neticesinde kusurları tespit olunan davalı ... ile davalı ...'in cezalandırılmaları amacıyla haklarında kamu davası açıldığı, ceza yargılama sırasında iş güvenlik uzmanlarından alınan 22.04.2005 tarihli kusur raporunda davalılar ... ile davalı ...'in ayrı ayrı 1/8'er oranında kusurunun tespit edildiği fakat yargılama sonunda şikayet yokluğu nedeniyle Mahkemece düşme kararı verildiği, işbu davada alınan 17.06.2011 tarihli kusur raporunda ise %70 oranında davalı ...'in, %30 oranında ise kazazedenin kusurlu olup davalı ... kusursuz olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.
İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işveren, işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanununun 73.maddesinin açık buyruğudur.
Somut olayda, ceza yargılaması sırasında alınan 22.04.2005 tarihli kusur raporu ile işbu davada alınan 17.06.2011 tarihli kusur raporu arasında özellikle davalı ... Şeyhmus'un kusurunun aidiyeti noktasında bilirkişilerce aynı olay nedeniyle farklı değerlendirmelerinin yapıldığı ortadadır. Oysaki tazminat davalarında taraflar kusurunun aidiyeti ve dağılımı hiç bir tereddüt kalmayacak şekilde tespit olunmalıdır. Hal böyle olunca Mahkemece yukarıda belirtilen kusur raporları arasındaki çelişki giderilmeden eksik araştırma neticeye varılması usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Yapılacak iş; ceza davasında alınan kusur raporu ile işbu davada alınan kusur raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi noktasında yine işçi sağlığı-iş güvenliği konularında uzman ehil bilirkişi kuruluna konuyu yeniden inceletmek ve tüm delilleri bir arada değerlendirip sonuca göre karar vermekten ibarettir.
O halde, davacı ile davalı ... vekilinin yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre tarafların sair itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalılardan ...'e iadesine, 02.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy