MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 23.04.2000 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu % 15,00 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi ile kötü niyet tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkemece maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne manevi tazminat isteminin ise kabulüne, kötü niyet tazminatı isteminin ise reddine karar verilmiş ve bu karar süresinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı 13.04.2006 tarihli kısmi dava dilekçesinde istemediği faiz için 14.05.2007 tarihinde olay tarihi ile kısmi dava tarihi arasında işleyen faize ilişkin olarak ek dava açarak kısmi faiz isteminde bulunmuş ve faize ilişkin bu davanın asıl alacağa ilişkin dava ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Yargılama sırasında davacı maddi tazminat istemini ıslahla artırırken hüküm altına alınacak tüm tazminatlar için olay tarihinden itibaren faiz işletilmesi isteminde de bulunmuştur.
Mahkemece manevi tazminat istemi ile faize ilişkin ek dava konusu alacak isteminin fazla hak saklı tutularak kabulüne, maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kötü niyet tazminatı isteminin reddine, ve hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminatlara olay tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiş ve bu karar süresinde davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Maddi ve manevi tazminat ile kötü niyet tazminatına ilişkin karar yerindedir. Ancak hüküm altına alınan tazminatlara olay tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verildiği ve bu hükmün ek dava konusu faiz istemini de kapsadığı halde, mükerrer faiz tahsil edilmesine yol açacak biçimde ek dava konusu faiz istemi bakımdan bakımından kabul kararı verilmesi hatalı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde ve özellikle mükerrer faiz tahsil edilmesine yol açar biçimde yazlı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 10/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy