MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi, davalı ... vekilince de duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından, Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Mahkemece verilen 25.07.2013 tarihli karar, 29.07.2013 tarihinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş olup, davalı vekilinin 21.10.2013 havale tarihli dilekçe ile temyiz isteminden feragat ettiklerini beyan etmesi ve vekaletnamesinde temyizden feragate dair yetkisi bulunması nedeniyle davalı ...’in temyiz isteminin feragat nedeniyle REDDİNE,
2- Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici sebeplere ve temyiz kapsam ve nedenlerine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,
Dava, sigortalının iş kazasından vefatı nedeniyle eşi ve çocuğunun maddi ve zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, maddi tazminat istemlerinin Kurumca bağlanan gelirlerle karşılandığından reddine, manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile, müteveffa davacı eş yararına 40.000,00 TL, davacı çocuk yararına 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13.09.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; 13.09.2003. tarihinde meydana gelen ve davacılar murisinin vefat ile sonuçlanan olayın SGK İş Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından iş kazası olduğunun tespit edildiği, mahkemece hükme esas alınan kusur raporunda olayın meydana gelmesinde davalıların toplam % 70, davacılar murisinin % 30 oranında kusurlu bulunduklarının belirtildiği anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin, özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin, bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince almamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23/06/2004, 13/291-370 )
Bu ilkeler gözetildiğinde, müteveffa davacı eş yararına takdir edilen 40.000,00 TL ve davacı çocuk yararına takdir edilen 30.000,00 TL manevi tazminatların fazla olduğu ortadadır.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 05.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy