MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı 07.07.2005 tarihli dava dilekçesi ile 10.06.2005 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle tazminat talebinde bulunmuş olup 28.02.2006 tarihli celsede de talep ettiği tazminatın bundan sonra iş gücündeki azalma nedeniyle talep ettiği miktar olduğunu, talebin tedavi giderleri olmadığını beyan etmiştir. Davacı vekili ise 12.10.2006 tarihli dilekçesi ile davacının talep kısmında fazlaya ilişkin haklarını sehven saklı tutmadığını, fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarına ilişkin ibarenin karara esas alınmasını talep etmiştir. Ayrıca davacı vekili, 06.09.2011 tarihli celsede Kurumdan davacının mağduriyetine yönelik tüm evrakların celbinden sonra dosyanın bilirkişiye gönderilmesini talep etmiş ve Mahkemece ara karar ile dosyanın tazminat hesabı için bilirkişiye gönderilmesine karar verilmiştir. 29.05.2012 havale tarihli hesaba ilişkin bilirkişi raporunda davacının maddi zarar talep etme unsurlarının oluşmadığı belirtilmiştir. Davacı vekili bunun üzerine 19.06.2012 tarihli celsede dava dilekçesinde belirtilen tutarın manevi tazminat kabul edilerek davanın bu şekilde kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı tarafın 12/10/2006 tarihinde davasını ıslah etmiş olması, yine talep etmiş olduğu tazminatın 28/02/2006 tarihindeki duruşmada maddi zarara yönelik olduğunu ifade etmesi karşısında davacı tarafın 19/06/2012 tarihli duruşmadaki beyanlarına itibar edilmeyerek manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, 29/05/2012 havale tarihli bilirkişi raporunun usule uygun denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu kanaatiyle davacı tarafın maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş ise de davacının yargılama sırasında davasını maddi tazminat olarak hasretmesi, usulüne uygun ıslah harcı ve başvuru harcı ile harçlandırılarak ıslah yolu ile değiştirilmiş bir manevi tazminat talebi olmadığı halde kesin hüküm oluşturacak şekilde manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı tarafın bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 10/12/2013 günü oy birliği ile karar verildi.