MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverenlere ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitiyle, işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Davacı davalı işverene ait işyerinde 13.9.1969-9.5.2006 tarihleri arasında aralıksız çalıştığının tespiti ile ödenmeyen işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin karar Dairemizin 2012/14455 E, 2012/13345 K sayılı 5.7.2012 tarihli ilamı ile ;
"Sigortalılığa ilişkin hizmet tespiti davaları, Sosyal Güvenlik hakkına ilişkin olarak ortaya çıkan davalar olup yasal dayanağını 506 sayılı Yasanın 6. ve 79/10. (5510 sayılı yasa açısından ise 86/9. ) maddelerinden aldığı sözü edilen 6.madde de, çalıştırılanların, işe alınmaları ile kendiliğinden sigortalı olacakları, sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamayacağı ve vazgeçilemeyeceği anılan yasanın 79/10. maddesinde ise, sigortalıların, çalışmalarının tespiti ile ilgili dava açabilecekleri hükme bağlandığı bu bakımdan, hizmet tespitine ilişkin davalar sosyal güvenlik hakkı ve kamu düzeni ile ilgili olup, kişi iradesi belirleyici etkiye sahip olmadığı İçerisinde bulunduğu yasal statünün belirlediği durumun doğrudan dikkate alınacağı bu nedenle hakimin, kendiliğinden araştırma yapma yetkisine sahip olduğu;
İşçilik haklarına ilişkin davaların ise, 4857 sayılı yasadan kaynaklandığı bu tür davaların, kişi iradesine önemli rol verilip, taraf anlaşmalarına geçerlilik tanınan, alacak ve tazminat türünde olan davalar olup tarafların bu tür haklarından her zaman vazgeçebileeği bu nedenle hakimin , kendiliğinden araştırma yapamayacağı tarafların bildirdiği deliller dışında delil toplanması da olanaklı olmadığı ve SGK nun bu davalarda davalı sıfatı bulunmadığı;
Bu durumda, her iki dava türünün, taraflarının statüsü, hakimin delil araştırma bakımından kendiliğinden hareket etmesi, taraf iradelerine atfedilen rol, dava konusu edilen haktan vazgeçilip vazgeçilememesi gibi yönlerden yasal konumları birbirinden tamamen farklı oldiği her iki dava türünün birlikte görülmesi durumunda; davanın birinde birkısım delillerin kendiliğinden dikkate alınması, diğerinde alınmaması gerekeceği aynı dava dosyasında birbiri ile çelişkili kararlar yer alabileceği Öteyandan, temyiz aşamasında inceleme mercileri farklı olan bu davaların birbirinden bağımsız sonuçlandırılmalarında hukuki istikrar ve kararlara olan güven bakımından da yarar bulunacağı gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece dairemiz bozma ilamına uyulmuş ve davalar tefrik edilerek hizmet tespitine ilişkin dava dosyası Samsun 2.İş Mahkemesinin 2012/612 Esasına kaydedilmesine rağmen bu dosyanın ilk duruşması olan 27.11.2012 tarihli celsede her iki dava arasında hukuki ve fiili irtibat olduğu yargılamının çabukluğu ve dava ekonomisi gözetilerek bu dosyanın alacak dosyası ile birleştirilmesine karar verilerek tefrike ilişkin direnme karalarının Yargıtay HGK'ca onandığı gerekçesiyle önceki hüküm doğrultusunda hizmet tespiti ve işçilik alacakları yönünden hükümde yazıldığı şekli ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Öncelikle mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş olmakla bozma yararına olan davalılar lehine usuli müktesep hak oluştuğundan bozma uyarınca işlem yapılması gerektiği hukukun temel prensiplerindendir.Mahkemece uyulan Dairemizin 5.7.2012 tarih ve 2012/14455 E ve 2012/13345 K sayılı ilamında açıkça her iki davanın ayrı ayrı görülmesi gerektiği belirtilmiştir.Öte yandan Yargıtay HGK.'nun 06/02/2013 gün ve 2012/21-746 E.-2013/215 K. sayılı kararı ile hizmet tespiti ile işçilik alacaklarına ilişkin her iki davanın tefrik edilmesi gerektiği açıkca vurgulanmıştır.
Mahkemenin bu maddi ve hukuksal olguları gözetmeksizin, birbirinden tamamen farklı iki davayı ayrı ayrı başvurma ve nisbi harca tabi olduğunu da gözardı ederek bir arada görmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş; her iki davayı ayırmak ve eksik yargı harçlarını tamamlattıktan sonra yargılamayı birbirinden bağımsız olarak sonuçlandırmaktan ibarettir.
0 halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde temyiz eden taraflara iadesine, 14/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy