MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetlimesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün. davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, iş kazasına uğrayan davacının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, 43.571,54 TL maddi, 15.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 15.08.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasına, davacıya verilmesine, karar vermiştir.
Savunma hakkı Anayasa (m.36) ile güvence altına alınmış olup, HMK'un 27. maddesinde de ayrıca düzenlenmiştir. Hâkim, tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez (HMK mad. 27). Buna göre hâkim, Anayasa ile güvence altına alınan ve HMK'da da ayrıca düzenlenmiş bulunan iddia ve savunma haklarını kullanabilmeleri için tarafları duruşmaya çağırmak zorundadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davalı ... yargılama sırasında 30.05.2008 tarihinde vefat ettiği, geriye yasal mirasçı olarak diğer davalı eşi ... ve çocukları ..., ..., ..., ... kaldığı, dava dilekçesi ölen davalı mirasçılarına tebliğ edilmiş ise de ıslah dilekçesi ölen davalı ve diğer davalı ... vekili Av. ...'e duruşma tarihinin yanlış belirtilerek ve vekilin yeni adresi ilgili barodan araştırılmadan Tebligat kanununun 35. maddesine göre tebliğ edildiği, yukarıda adı geçen yasal mirasçı çocuklar ile Av. ... arasındaki vekalet ilişkisini gösterir vekaletnamenin dosyada bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davalı ...'in ölümüyle görevi sona eren Av. ...'e çocuklar adına ıslah dilekçesinin tebliği geçersiz olup, davalı ... adına yine Av. ...'e yapılan tebligat da usulüne uygun değildir. Bu durumda ıslah dilekçesine karşı beyanları alınmadan, davalıların savunma hakkını kısıtlar şekilde yargılamanın sona erdirilip hükmün tebliğ edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 16/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.