MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, resen tespit edilecek tarihlerde Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, bozma üzerine ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun, aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı 2926 sayılı yasa kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Dairemizin 26.09.2011 tarih ve 2011/11114 Esas, 2012/7260 Karar sayılı bozma kararı üzerine, mahkemece, davanın kabulü ile davacının 01.04.1995-15.04.2011 tarihleri arasında tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 Sayılı Yasada, 506 Sayılı Yasanın 79. maddesindeki gibi, geçmiş Tarım Bağ-Kur hizmetlerinin tespitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. Anılan yasanın 5. maddesinde, 7. maddede belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin, kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı belirtilmiştir. Yasanın 10. maddesindeki kayıtlar Kurum tarafından yapılacak olan tescil işlemleri için uygulama alanı bulmaktadır.
Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş kararları; Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi halinde, Bağ-Kur’un prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi, yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğinden, prim tevkifatının yapıldığı tarihi izleyen aybaşından itibaren sigortalı olarak kabulü gerektiği yönündedir.
İlk prim kesintisini izleyen yıllarda prim kesintisi veya ürün tesliminin gerçekleştiğinin belirlendiği durumlarda, bu yıllar için de tespit kararı verilmesi gerekmektedir.
Tarım Bağ-Kur sigortalılığının temel koşulu 2926 sayılı Yasanın 2/1 ve 3/b maddelerinde belirtildiği gibi, tarımsal faaliyette bulunmaktır. Prim tevkifatına dayalı tespit davasında, salt ziraat odası ve kooperatif kaydı gibi belgelerin bulunması, davanın kabulü için yeterli değildir. Tarımsal faaliyetin sürdüğünün, faaliyete ilişkin olarak hangi tarımsal ürünlerin üretildiği, nereye satıldığı veya teslim edildiği gibi hususlar da somutlaştırılarak belirlenmelidir. Prim tevkifatı ve ürün tesliminin, bir-iki yıla kadar olan süre dışında süreklilik arz ettiği hallerde de, tarımsal faaliyetin sürekli olduğu kabul edilebilir.
Somut olayda, davacının teslim ettiği ürün bedellerinden 1999 yılı 3. ayında prim kesintisi yapıldığı, 13.12.1992 tarihinden itibaren Pancar Ekicileri Koop. kaydının bulunduğu, Ziraat Odası kaydının bulunmadığı anlaşılmış olup, davacının 2003 yılı ve sonrasında prim kesintisi veya ürün teslimi bulunup bulunmadığı araştırılmadan 01.01.2003-15.04.2011 tarihleri arasındaki talebinin kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; davacının teslim ettiği ürün bedellerinden 2003 yılı ve sonrasında prim kesintisi yapılıp yapılmadığının, ürün teslimi bulunup bulunmadığının araştırılarak, bulunmaması halinde 01.01.2003-15.04.2011 tarihleri arasındaki istemin reddine karar vermek, bulunması halinde ise, yukarıda belirtilen ilkeler ışığında davacının 2926 sayılı Yasa kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğu süreleri tespit etmekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle, BOZULMASINA, 01.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.