MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, ölüm aylığını geri istemine ilişkin borç tahakkuk işleminin iptaliyle maaş kesilme işleminin hukuka aykırı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, dava dilekçesinin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının, 5434 s. Emekli Sandığı iştirakçisiyken, 2001 yılında vefat eden öğretmen kızından dolayı bağlanan yetim aylığının, kocasından dolayı da ölüm aylığı aldığı iddiasıyla, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yetim aylığı ödemelerinin iptali ve daha önce haksız ödenen yetim aylıklarının istenmesi işlemine yönelik, Kurum işleminin iptali istemine istemiştir.
Mahkemece, “Davaya konu olay 5510 sayılı yasanın yürürlük tarihinden önce gerçekleştiğinden aynı yasanın geçici 4. maddesi uyarınca davaya bakmaya İdari Yargı yeri görevli olduğundan Mahkememizin görevsizliğine, bu nedenle dava dilekçesinin reddine,” şeklinde karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-b maddesinde yargı yolunun caiz olmaması, dava şartı olarak düzenlenmiştir. Eğer davada, yargı yolu caiz değilse; “Davanın yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle usulden reddine” karar verilmesi gerekir.
Somut olayda, mahkemece, “Davaya konu olay 5510 sayılı yasanın yürürlük tarihinden önce gerçekleştiğinden aynı yasanın geçici 4. maddesi uyarınca davaya bakmaya İdari Yargı yeri görevli olduğundan Mahkememizin görevsizliğine, bu nedenle dava dilekçesinin reddine,” şeklinde karar verildiği, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde, yargı yolunun caiz olmaması halinde, “Davanın yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle usulden reddine” karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'un 438/7.maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle karardaki hüküm kısmının (1.) bendinin silinerek, yerine “Davanın yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle usulden reddine,” sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 02/12/2013 gününde oybirliğiyle ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy