MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, Türk vatandaşı iken yurtdışında geçen çalışma sürelerini 3201 sayılı yasaya göre borçlanmaya hakkı olduğunun ve yurtdışında çalışmaya başladığı 07/12/1987 tarihin Türkiye içinde sigortalılık başlanıç tarihi olduğunun ve borçlandırma işleminin 5510 sayılı yasanın 4/1-a madde kapsamında olduğunun, borçlanma talebinin talep tarihindeki prim ödeme tutarı üzerinden geçerli olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun ve davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının Almanya'da işe giriş tarihinin ülkemizde sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabulü ile davacının bu tarih itibariyle 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a bendi kapsamında olduğunun tespiti, davacının borçlanma isteminin 4/1-a bendi kapsamında değerlendirilmesi ve borçlanma tutarının talep tarihine göre belirlenmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının sigorta başlangıç talebinin reddine, davacının yurt dışında türk vatandaşı olarak bulunduğu süreleri 3201 sayılı yasada belirtilen esaslar dahilinde borçlanabileceğinin tespiti ile borçlanma isteminin 4/1-a kapsamında yapılması talebinin reddine, borçlanmanın talep tarihi olan 20/06/2012 tarihindeki asgari prim ödeme tutarı üzerinden yapılabileceğinin tespitine karar verilmiştir.
Somut olayda, 14.08.1968 doğumlu davacının 20.06.2012 tarihli borçlanma isteğinin bu tarihten önce 4/1-a bendi kapsamında sigortalı tescili bulunmadığından 4/1-b bendi kapsamında kabul edilerek borçlanma bedelinin davacıya Kurumun 20.02.2012 tarih ve 21915120 sayılı yazısı ile bildirildiği, 10.07.1987-29.02.2000 tarihleri arasında "gebelik/analık koruması" ve "çocuk yetiştirmeden dolayı zorunlu prim süreleri" nedeniyle sigorta kapsamına alındığı, fiili (eylemli) çalışmasının 01.04.2002 tarihinde başladığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacının 07.12.1987 tarihinde fiili çalışması bulunmadığı gerekçesiyle sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti isteminin reddine karar verilmiş ise de "çoğun içinde az da vardır" kuralı çerçevesinde davacının fiili çalışmasının başladığı 01.04.2002 tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespiti gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile istemin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3-Somut olayda, halen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan davacının borçlanma talep tarihinden önce Türkiye'de 4/1-(a) bendi kapsamında sigortalılığı bulunmadığından 3201 sayılı Kanun'un 5.maddesinin 4.fıkrasına göre yurt dışı hizmet borçlanmasına ait sürelerin 5510 sayılı Kanun'un 4/1-(b) bendi kapsamında sigortalılık haline göre geçmiş sayılacağına ilişkin Kurum işlemi doğru olduğundan davacının 4/1-(a) bendi kapsamında borçlanma hakkı bulunduğunun tespitine yönelik istemin reddine karar verilmesi doğru ise de Kurum işleminin yerinde olması nedeniyle davacıya yeniden borçlanma imkanı tanınmadığı halde borçlanma bedelinin başvuru tarihine göre belirlenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun ve davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davacıya iadesine
19.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.