MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, yurtdışında çalışmaya başladığı 04/04/1972 tarihinin Türkiye için de sigortalılık başlangıç tarihi olduğunun tespitine, yurtdışında geçen çalışma sürelerini borçlanmaya hakkı olduğunun kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere ve özellikle 10.07.1942 doğumlu davacının 04.04.1972 tarihinden itibaren Almanya'da fiili çalışmasının bulunduğu anlaşılmakla 30 Nisan 1964 tarihli Türk Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin 29.maddesinin 4.bendi hükmü uyarınca yurtdışında ilk defa çalışmaya başladığı 04.04.1972 tarihinin ülkemizde sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabulü yerinde olduğuna göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, 10.07.1942 doğumlu davacının Almanya'da rant sigortasına girdiği 04.04.1972 tarihinin ülkemizde sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabulü ile 02.04.2013 tarihli tahsis talebine istinaden yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının yurtdışında işe girşi tarihi olan 04.04.1972 tarihinin Türkiye'de sigorta başlangıç tarihi olarak tespitine, davacının Türk vatandaşı olarak yurtdışında çalıştığı 04.04.1972- 21.07.1999 tarihleri arasındaki sigortalı çalışmalarını borçlanabileceğinin tespitine, aksine Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
Somut olayda davacının halen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğu, 07.03.2013-13.03.2013 tarihleri arasında 4/1-a bendi kapsamında 7 günlük sigortalı çalışmasının bulunduğu, 13.03.2013 tarihli yurt dışı borçlanma talebi üzerine 04.04.1972-30.06.1984 ve 03.12.1984-31.03.2003 tarihleri arasında yurt dışında geçen 11006 günlük süreye ait borçlanma bedelinin tahakkuk ettirilerek davacıya tebliğ edildiği, davacının 3601 güne karşılık gelen borçlanma bedelini ödediği, 02.04.2013 tarihli yaşlılık aylığı tahsis başvurusunun sigortalılık başlangıç tarihinin 06.06.2003 kabul edilmesi nedeniyle reddedildiği anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık sigortalılık başlangıç tarihinin 04.04.1972 olarak tespiti ile davacının bu tarih sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmek suretiyle yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanmadığı noktasında olup mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığa yanlış anlam verilerek yaşlılık aylığı koşullarının tartışılması yerine Kurumca davacının borçlanma istemi reddedilmediği ve bu yöndeki bir istemde hukuki yarar bulunmadığı halde uyuşmazlık konusu olmayan borçlanma hakkına dair hüküm kurulduğu görülmektedir.
Mahkemece uyuşmazlık konusu yapılmayan hususlarda hüküm kurulması mümkün olmadığı gibi uyuşmazlık hakkında olumlu yada olumsuz bir karar verilmeyerek yeni uyuşmazlıklara neden olunması da doğru değildir.
Davacının isteminin özü, sigortalılık başlangıç tarihinin 04.04.1972 olarak kabulü ile kadın olan davacının 506 sayılı Kanun kapsamında (4/1-a) bendi kapsamında kısmi yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkin olup mahkemece davacının yaşlılık aylığı koşullarının değerlendirilerek bu hususta olumlu yada olumsuz bir karar verilmesi gerekirken taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan, istenmesinde hukuki yarar da bulunmayan borçlanma hakkına dair hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 05.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.