MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, yurtdışında işe giriş tarihinin, sigortalılık başlangıcı olarak tespitiyle, yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, temyiz edenin sıfatı ve temyiz nedenlerine göre sigortalılık başlangıç tarihinin 23.05.1978 olduğunun tespitine yönelik hüküm doğru olduğundan davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin Alman Rant sigortasına giriş tarihi olan 16.07.1974 olarak kabulü ile yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının sigortalılık başlangıç tarihinin Alman Rant sigortasına girdiği ve 18 yaşını ikmal ettiği 23.05.1978 olduğunun tespitine, 01.09.2011 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanun'un Geçici 10. maddesine göre yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, 23.05.1960 doğumlu davacının 16.07.1974 tarihinden itibaren yurt dışında eylemli çalışmasının bulunduğu, 15.04.1980-11.11.1999 ve 08.02.2011-20.07.2011 tarihleri arasında yurt dışında geçen 7210 günlük süreyi 4/1-b bendi kapsamında borçlanarak 05.08.2011 tarihinde ödediği, ülkemizde 4/1-a bendi kapsamında çalışmasının bulunmadığı, 05.08.2011 tarihinde 4/1-b kapsamında yaşlılık aylığı talep ettiği, 01.09.2011 tarihinden itibaren 4/1-b bendi kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı ve 07.09.2011 tarihinde bir yazı ile davacıya bildirildiği, eldeki davanın 11.02.2013 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda Kurumun davadan önce aylık bağlaması nedeniyle eldeki davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığından mahkemece, dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde kabul kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 19.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.