MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, Kurum tarafından gönderilen ödeme emirlerinin iptaline, başlatılan icra takibinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava,ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 2003 – 2004 tarihleri arasında ... Spor Kulubü yönetim kurulu yedek üyeliği, yönetim kurulu başkan yardımcılığı ve idari başkan yardımcılığı görevlerinde bulunduğu, dava konusu borcun 2002/9 – 2005/2 dönemlerine ilişkin Prim, İSP ve Damga Vergisi borçlarından oluştuğu, tevhitli 2003/... nolu 20.751.126 sayılı takip dosyasından takip edilen Kurum alacağı ile ilgili davacıya gönderilen ödeme emrinin 14.12.2012 tarihinde tebliğ edildiği, davanın ise 17.12.2012 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacının tevhitli 2003/12715 nolu 20.751.126 sayılı takip dosyasından prim, işsizlik sigortası primi ve damga vergisi borçlarıyla ilgili olarak gönderilen ödeme emirlerinden dolayı ; 5 yıllık tahsil zamanaşımı süresinin geçmiş olması ve davacının 2002 – 2005 yılları arasında ... Spor Kulubü'nde temsil ve ilzama yetkisinin olmadığı gerekçesiyle, borçlu olmadığı ve söz konusu ödeme emirlerinin iptali gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasa'nın 80/5, 80/12 ve 6183 sayılı Yasa'nın 58. maddeleri ile İİK'nun 72. maddesidir. 506 sayılı Yasa'nın 80/5.maddesine göre “Kurumun, süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç diğer maddeleri uygulanır. Kurum, 6183 sayılı Yasa'nın uygulanmasında Maliye Bakanlığı, diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilere verilen yetkileri kullanır. 506 sayılı Yasa'nın 80/12. maddesinde, sigorta primlerini haklı bir neden olmaksızın yasal süresi içinde ödemeyen özel hukuk tüzel kişilerinin üst düzey yönetici ve yetkililerin Kurum'a karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları öngörülmüştür. 6183 sayılı Yasa'nın 58/1. maddesine göre ise, “ Kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu (İş Mahkemesi) nezdinde itirazda bulunabilir.
Yerleşmiş Yargıtay uygulamaları ile öğretide kabul edildiği üzere "üst düzey yönetici" kavramından anlaşılan şirketin mali ve idari konularında tek başına emir ve tasarruf yetkisine sahip özel şekilde kendisine yetki verilen kişidir. Türk Ticaret Kanunu'nun 317. maddesine göre anonim şirketlerde şirketi yönetmek ve temsil etmek yönetim kuruluna aittir. Anonim şirkette primlerin ödenmesinde müteselsilen sorumlu üst yönetici ve yetkiliden söz edebilmek için primlerin tahakkuk ve ödenmesinde yetkili üst düzey yönetici olması, yönetim kurulu başkanı, başkan yardımcısı gibi ünvan taşıması veya temsil ve ilzam yetkisine sahip yönetim kurulu üyesi olması gerekir. Ödeme emrinin iptali istemine ilişkin olarak anılan maddeye dayalı olarak açılacak dava “menfi tespit” niteliğinde olup, ”böyle bir borcu olmadığı” veya “kısmen ödendiği” veya “zamanaşımına uğradığı” iddiaları dışında başka bir itiraz nedeni ileri sürülemeyecektir.
Kamu alacağına ilişkin olarak anılan madde kapsamında öngörülen menfi tespit davası dışında, yeni ve ayrı bir menfi tespit davası açılmasına anılan kanun hükümleri cevaz vermemektedir. Zira, tahsil edilmesi istenen alacak, kamu alacağı niteliğinde imtiyazlı olup sürüncemede kalması önlenerek, hızla tahsili sağlanmak istenmektedir. 6183 sayılı Kanunda, İcra ve İflas Kanununun 72. maddesine koşut bir hükme yer verilmemiş bulunması karşısında, Yasada öngörülen 7 günlük itiraz süresini geçiren kamu alacağı borçlusu, aynı konuda yeni bir menfi tespit, istirdat davası açamayacaktır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 26.04.2006 gün ve 2006/21-198 Esas, 249 Karar sayılı Kararı).
6183 sayılı Kanun ile menfi tespit davasına, “Üçüncü şahıslardaki menkul malların, alacak ve hakların haczini” düzenleyen 6183 sayılı Kanunun 5479 sayılı Kanun ile değişik 79. maddesinde üçüncü şahıslar yönünden yer verilmiş ise de, bu olanak, kamu alacağı borçluları yönünden tanınmamıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 03.10.2007 gün ve 2007/21-623 Esas, 2007/717 Karar sayılı kararı da aynı yöndedir.
Somut olayda, dava konusu borcun 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihinden önceki döneme ilişkin olduğu, 506 sayılı Kanunun ilgili maddelerinin olaya uygulanması gerektiği, davacının 2003 – 2004 tarihleri arasında derneğin yönetim kurulu yedek üyeliği, yönetim kurulu başkan yardımcılığı ve idari başkan yardımcılığı görevlerinde bulunduğu, mahkemece davacının temsil ve ilzama yetkili olmadığının kabul edildiği; ayrıca ödeme emri ile talep edilen borcun 2002/9 – 2005/2. aylar arası Prim, İSP ve Damga Vergisi borçlarına ilişkin olduğu, 5918 Sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 6/7/2004 tarihi ve bundan sonraya ilişkin prim ve gecikme zamları yönünden Borçlar Kanunu madde 125'de öngörülen 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçerli olduğu, bu nedenle 2004/6, 7, 8, 9, 10, 11, 12. aylar ile 2005/1 ve 2. aylara ait Prim, İSP ve Damga Vergisi borçlarının zamanaşımına uğramayacağı, mahkemece ödeme emrinin iptaline karar verilirken 2004/6, 7, 8, 9, 10, 11, 12. aylar ile 2005/1 ve 2. aylara ait borcun ayrık tutulmaksızın ödeme emrinin tamamen iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılacak iş; Kurum alacaklarında zamanaşımının borcun muaccel olduğu tarihe göre belirleneceği gözönünde tutularak; tevhitli 2003/12715 nolu 20.751.126 sayılı takip dosyasındaki 2002/9 – 2004/5. aylar arasındaki Prim, İSP ve Damga Vergisi borçlarında 5 yıllık zamanaşımının dolduğu şimdiki gibi kabul edilerek; 5918 Sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 6/7/2004 tarihi ve bundan sonraya ilişkin prim ve gecikme zamları yönünden Borçlar Kanunu madde 125'de öngörülen 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçerli olduğunu gözönönde bulundurmak; 10 yıllık zamanaşımına tabi olan 2004/6, 7, 8, 9, 10, 11, 12. aylar ile 2005/1 ve 2. aylara ait Prim, İSP ve Damga Vergisi borçlarından davacının sorumluluğunun kabul edilebilmesi için, dava dışı ... Spor Kulübü karar defteri de getirtilerek, gerekirse bilirkişi raporu da alınmak suretiyle davacının Yönetim Kurulu Üyesi olup olmadığı, yönetim kurulunda başkan veya başkan yardımcısı veya imza yetkisine sahip üye veya şirketin yönetiminde parasal konularda yetkili genel müdür, finansman veya muhasebe müdürü ya da muhasip sayman gibi üst düzeyde sorumluluk taşıyan temsil ve ilzama yetkili bir kişi olup olmadığı araştırılmalıdır.
Mahkemece bu hususlar göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme sonucu verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 16.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.